menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

65 0
09.04.2026

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi. Bizler de ilgili kamuoyu da  kamuoyu aydınlandı. Teşekkür ederiz Karatepe’ye. Yanıtı önemi nedeniyle olduğu gibi yayınlıyorum.

Cumhuriyet Gazetesindeki köşenizde yayımladığınız "CHP'de Bilim ve Yenilik Yok mu?" başlıklı yazınızda, teknoloji danışmanı Sayın Müfit Akyos'un kaleminden çıkan ve benim şahsımı hedef alan bir nitelendirme yer alıyor: Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu'na "iktisatçı" başkanlık ediyor, oysa "kalkınma veya yenilik iktisatçısı" olması gerekir.

Bu eleştiri, yüzeysel bakışta teknik bir uzmanlık tartışması gibi görünebilir. Oysa özünde çok daha derin bir sorunu yansıtıyor: Sosyal bilimlerin giderek artan parçalanması, dar uzmanlaşmanın erdem sayılmaya başlandığı bir entelektüel iklim ve bunun politika yapımına yansıyan olumsuz sonuçları. 

Sizin ve Sayın Akyos'un Türkiye'nin bilim, teknoloji ve yenilikçilik politikalarına verdiğiniz önemi takdirle karşılıyorum. Asıl sorunumuz bu önemi paylaşıp paylaşmamak değil, bu önemi nasıl çerçevelediğimiz ve hangi zeminde tartışacağımız meselesidir.

"Yenilik iktisatçısı" ifadesi, son yıllarda sosyal bilimlerde yaşanan aşırı uzmanlık bölünmesinin bir ürünüdür. Bu eğilime akademi dünyasında "atomizasyon" adı verilmektedir. Makro iktisatçılar, mikro iktisatçılar, davranışsal iktisatçılar, çevre iktisatçıları, inovasyon iktisatçıları... Her alt alan kendi metodolojisini, jargonunu ve bakış açısını geliştirirken bütünü görebilme kapasitesi aşınmaktadır.

Bu sorunu en net biçimde ortaya koyan düşünürlerden biri, modern kalkınma iktisadının kurucusu sayılan Albert O. Hirschman'dır. Hirschman, tüm kariyeri boyunca ekonomiyi tarih, siyaset bilimi ve sosyolojiyle iç içe ele almış; dar uzmanlıklara hapsolan iktisatçıları "yanlış kesinlik" tuzağına düştükleri için eleştirmiştir. 

Hirschman'ın en temel tespitlerinden biri şudur: Kalkınma, yalnızca teknik bir süreç değil, siyasi, sosyal ve kurumsal boyutlarıyla bir bütündür. O nedenle kalkınmacı politika yapıcısının salt "yenilik iktisatçısı" değil, toplumsal bütünü gören bir donanıma sahip olması gerekir.

Harvard Kennedy School'dan Dani Rodrik, aynı anda hem büyüme iktisatçısı hem uluslararası ticaret uzmanı hem kurumsal iktisat alanında çalışıyor hem de siyaset bilimi ve demokrasi teorisiyle diyalog içinde düşünceler üretiyor. Harvard'daki kürsüsünün adı da bu bütüncül perspektifi yansıtmaktadır: Uluslararası Politik İktisat Profesörü.

Rodrik'in temel argümanı şudur: Kalkınma politikası, evrensel reçetelerle değil; her ülkenin özgün kurumsal, siyasi ve ekonomik bağlamına duyarlı, bağlamsal çözümlerle mümkün olur. Bu perspektif, Rodrik'in “büyüme tanısı” yaklaşımında somutlaşır. Büyümenin önündeki bağlayıcı kısıtları tespit edebilmek için salt yenilikçilik yazınına değil, kurumsal yapıya, siyasi ekonomiye, tarihsel koşullara hâkim olmak gerekmektedir.

Mazzucato ve Rodrik1, sanayi politikasını tartışırken salt teknoloji ekosistemini değil; finansman yapısını, kurumsal kapasiteyi, siyasi meşruiyeti ve sosyal koşulları birlikte ele almaktadır. Teknoloji politikasını siyasi ekonomiden bağımsız tasarlamanın mümkün olmadığını bu çalışma açıkça ortaya koymaktadır.

Benim yetiştiğim Mülkiye geleneği, tarihsel olarak tam da bu bütüncül perspektifi savunmuştur. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan kökleriyle "iktisatçı" yetiştirmekten ziyade "devlet adamı" ve "toplum aydını" yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu gelenek, iktisatçının yalnızca piyasa mekanizmaları üzerine değil; devlet, hukuk, tarih, siyaset ve toplum üzerine de derin bir kavrayışa sahip olması gerektiğini varsayar. Birkaç yıl önce BirGün gazetesindeki köşemde yazdığım “İktisatçı mı ekonomist mi” başlıklı yazımda da iktisatçı........

© Cumhuriyet