We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Suriye’ye giremiyoruz, ucuza patlıcan verelim

170 36 260
14.02.2019

Fırat’ı doğusuna, geri kalan 600 kilometrelik Suriye sınırlarımızdan 50-60 kilometrelik bir derinliğe askeri harekât düzenlemek için ordu hazırlık yaptı, konvoylarla asker, tank, top ne varsa sevk edildi. Adeta canlı yayın gibi izledik: “Komutanların kulakları Ankara’dan gelecek emirde, bir gece ansızın girebiliriz...” Oysa ABD ve Rusya izin vermeden, onların onayı olmadan böyle büyük bir operasyon yapılabilir miydi, sorusu hep gündemdeydi.
Ekonomik kriz patlamış, yerel seçimlere gidiyoruz, iktidara oy verenlerin bir kısmında bıkkınlık var, seçmeni oyalamak lazım...
İzin vermediler tabii ki. Rusya, Şam ile işbirliğinin kapısını gösterdi, ABD’nin yanıtları belli.
Bu kez pahalılık gündemin, tartışmanın ön planına geçince, patlıcanın, domatesin, hıyarın fiyatını nasıl indiririz şovu tezgâhlandı. Bu şov için iki büyük gösteri alanı Ankara ve İstanbul yeterdi.

Yoksulluğun güne vuruşu
Kilometrelerce yoksul insanların, emeklilerin kuyrukları çadırların, kamyonların önlerinde, bir-iki saat bekleyecek, üç beş kuruşluk mal alacak..
Zaman bol, iş yok güç yok, “hadi hatun, hadi bey el zembilini eline”... Patlıcanı biberi domatesi pahalandıran alçak-emperyalist dış güçlere verilecek en iyi yanıt, kuyruklarda beklemek...
Üretici “hıyarı 3.5 TL’den sattım, gidip halden de alabilirsiniz aynı fiyata” açıklamasıyla şova tüy dikerken,........

© Cumhuriyet