3 trilyon dolar silaha=Güvenlik bahanesi ve derin yoksullaşma |
On yıl içinde silahlanma harcamaları dünyada yüzde 41 arttı ve 2025 yılı sonu itibarıyla 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı, dedik, önceki yazımda. Bunun sonuçlarına işaret ederek, bitireceğiz konuyu. Yoksa pehlivan tefrikası yapabilirim! Dedik ki, büyük savunma bütçeleri askeri harcamalar büyük güçlerin rekabeti ve bölgesel çatışmalar nedeniyle her yıl tarihi zirvelere ulaşıyor.
Kimler kazanıyor? Küresel savunma ve havacılık şirketleri, artan silah ve mühimmat siparişleri sayesinde borsa değerlerini ve kârlılıklarını katlayarak artırıyorlar.
Ve halk, demokrasi, parlamenter sistem üzerinde baskılar sonucu gerilemelere neden oluyor. Devletler, dış tehditleri gerekçe göstererek bireysel özgürlükleri kısıtlama ve güvenlik politikalarını ön plana çıkarma eğilimine giriyor.
‘GÜÇLÜ LİDER’ POMPASI
Çok bilinen olay gerçekleşiyor, adeta tarihsel bir döngü gibi: Tekinsiz, belirsiz bir dünya “güçlü lider” retoriklerini besleyerek demokratik denetim mekanizmalarının zayıflamasına yol açıyor. Bunu ülkemizde de görüyoruz. Cumhurbaşkanının dünyanın bugünkü koşullarında bir beş yıl daha ülkenin başında kalması gerektiği........