Yıl biterken |
Doğal olarak önceki yıllardan devredilen sorunlarla girmiştik 2025’e.
Özgürlüğün, adaletin, insan haklarının, vicdanın gömüldüğü bir topluma dönüştürülmüştük.
Yıllardır süren özgürlük, adalet, hak arayışı; toplumsal muhalefetin bir türlü bütünleşememesi, öncüsünü bulamaması, güven veren politikalar üretememesi nedeniyle insanlarda düş kırklığının, çaresizliğin, umutsuzluğun çöreklenmesine yol açmıştı.
Siyasal İslamın “darül harp” olarak gördüğü ülkeyi yağmalamak doğrultusunda, hiçbir değere aldırmadan, “güç bende” diyerek attığı adımlara zorbalığı ve artık iyice yerleştiğinden emin olarak kendi hukukunu eklediğini yaşadık.
Bence 2025’in bize armağanı, çaresizliğin seçeneksiz olmadığını bir daha deneyimlemek oldu.
Böyle bir ortamda çaresizliğin umuda dönüşmesini yaşadık.
Bu dönüşüm, bir yıl önceki yerel seçimlerle moral kazanan CHP’nin köklü politika değişikliğiyle “halk muhalefeti”nin içinde ve önünde olma kararını verdiği “19 Mart Saraçhane eylemi”yle oldu.
Her hafta bir ilde ve İstanbul’un bir ilçesinde olmak üzere alınan eylem kararı, “Kurtuluş yok tek başına/ Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla Saraçhane’nin ve gençlerin üzerinde yükseldi.
70’i aşkın mitingle ve cesaretle, kararlılıkla hayata geçirilen........© Cumhuriyet