We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir yaşama kültürünün çocukları

10 3 0
15.06.2019

1960’lı yıllarda Anadolu’nun umudu çoğalmıştı ama dünyayı, ülkeyi yönetenler gelecekten korkuyordu. Tarih boyunca insanlığın tepesine çullanan imparatorlukların o dönemki temsilcisinin Afrika’dan, Latin Amerika’dan, Güneydoğu Asya’dan yediği tokatlara bir yenisi ekleniyordu çünkü. ABD emperyalizmi, Anadolu’nun, Ana, Bitmeyen Kavga, Demir Ökçe, Durgun Don, Fırtına, Ve Çeliğe Su Verildi gibi romanlarla beslenen, Felsefenin Temel İlkeleri, Ekonomi Politik, Sosyalizmin Alfabesi, Faşizme Karşı Birleşik Cephe ne demek öğrenen bir gençliğin geleceğine sahip çıkmasından elbette korkacaktı.
“Bunlar Moskof ajanıdır, vatan hainidir, ana bacı bilmezler, şapka asarlar, dinsiz, imansızdır...” biçimindeki saldırı amansızlaştırılsa da sökmemişti. Yanıtımız hazırdı: “Go home Yanki... Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ...”
Soğuk Savaş, Marshall Planı, NATO, barış gönüllüleri, yeşil kuşak, üsler, yardımlar, işbirlikçiler yetmemişti ki gündeme yeni tasarılar sürüldü.

Bölündük, vurulduk
Bilinen bir planı hayata geçirdiler: Böl ve yönet!
Bölündük, siyasal iktidarı hayal bile edemeyen gruplarımızda sürdürdük savaşımımızı.
İkinci plan, baskı yasalarının yetmediği........

© Cumhuriyet