Tabelalar değil, ilkeler yaşar - Halil Sarıgöz
Siyasal partiler, tarihin öznesi değil; belirli tarihsel koşulların ürettiği kurumlardır. Onları kalıcı kılan tabelaları değil, temsil ettikleri fikirlerdir. Bu nedenle siyasal tarih, isimlerin değiştiği; ancak eşitlik, özgürlük, emek ve demokrasi mücadelelerinin farklı biçimlerde yaşamaya devam ettiği örneklerle doludur.
İngiltere’de Jeremy Corbyn’in İşçi Partisi’nden ayrılarak “Your Party” hareketini başlatması, yalnızca bir parti içi kopuş olarak okunamaz. Bu gelişme, Avrupa sosyal demokrasisinin son 40 yıldır yaşadığı kimlik tartışmasının yeni bir aşamasıdır.
1980’lerden itibaren yükselen neoliberal paradigma, yalnızca muhafazakâr partileri değil, sosyal demokrat partileri de dönüştürdü. Özelleştirmeler, kamusal hizmetlerin daraltılması, finans kapitalin öncelik kazanması ve sosyal devletin geri çekilmesi, birçok sosyal demokrat partide “kaçınılmaz gerçekçilik” olarak benimsendi. Oysa sosyal demokrasi, düzenin sınırlarında yönetmekten ziyade; toplumdaki eşitsizlikleri azaltmak amacıyla doğmuştu.
TOPLUMSAL TALEPLER VE KURUMLAR
Jeremy Corbyn’in siyasette temsil ettiği çizgi tam da bu unutulan geleneği yeniden görünür kıldı. Kamucu ekonomi, sendikal haklar, ücretsiz eğitim, güçlü sosyal devlet ve gelir adaleti yeniden siyasetin merkezine taşındı. Corbyn’in başarısı yalnızca aldığı oylarla ölçülemez. Asıl başarısı, İşçi Parti’nin tarihsel misyonu olan sosyal demokrasinin pusulasını yeniden emekten yana çevirmesidir.
Bugün kurduğu Your Party, bu nedenle yalnızca yeni bir parti değildir. Tarih boyunca görüldüğü gibi, mevcut kurumsal yapıların toplumsal talepleri taşıyamadığı dönemlerde ortaya çıkan yeni siyasal araçlardan biridir.
Siyaset tarihinde bunun pek çok örneği vardır. İngiltere’de........
