Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor. Zor sorunlara bile akılcı, bilimsel ve kalıcı çözüm yolları bulunabiliyor. Yakın geçmişte yaşadığımız koronavirüs sorununda olduğu gibi...

Başlangıçta tıp doktoru, veteriner hekim ve biyologların işbirliği ile filizlenen anlayış, çevre mühendisi, gıda mühendisi, eczacı, epidemiyolog, ekolog, hukukçu, iktisatçı, sosyolog ve daha birçok farklı meslek grubuna yayıldı. Yerel yönetimlerin ve eğitimcilerin konuya eğilmeleri de bu anlayışın topluma yaygınlaştırılmasında çok önemlidir.

Hayvan ve vektör kaynaklı enfeksiyonlar, besin güvenliği, çevre sağlığı, antibiyotik direnci, ruh ve iş sağlığı, sağlık için spor gibi konularda yoğunlaşan “tek sağlık” anlayışına göre, insanın sağlıklı olabilmesi için yediği besinler kadar, ilişki içinde olduğu hayvanların ve çevrenin de sağlıklı olması gerekiyor. Artık daha kalabalık ortamlarda yaşıyor, daha çok yolculuk ve ticaret yapıyoruz, hayvanlarla iç içe yaşadığımız doğayı katlederek iklim değişikliklerini hızlandırıyoruz.

Türkiye’de çok tartışılan ve uzlaşılması en güç alanlardan biri olan sahipsiz hayvanlar sorunu da ancak “tek sağlık” anlayışı ile çözülebilir. Küçük yaşlardan itibaren hayvan........

© Cumhuriyet