Nâzım Hikmet 124 yaşında |
Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı. Röportaj “Af kanunu tasarısının Büyük Millet Meclisi’nde son müzakerelerinin yapılacağı geçen cuma Bursa’da idim” cümlesiyle başlıyordu. Meclis o yıl 30 Mart’ta, 14 Mayıs 1950 seçimlerinden önceki son toplantısını yaptı. Adalet Komisyonu af tasarısını geri çekti, böylece cezaevindekilerin umutları seçim sonrasına kaldı. Gazeteci Ferdi Öner, bu gelişmeler öncesinde cezaevinde görüştüğü Nâzım Hikmet’e, ısrarla yönelttiği “Hürriyete kavuşunca ne yapmak fikrindesiniz” sorusuna aldığı yanıtı okurlarına şöyle aktardı: “Size belki tuhaf gelecek, ama bir hakikattir. Tavukçuluk yapacağım. Sonra, belki de dokumacılık yapabilirim. 13 yıldır devam eden hapishane hayatında dokumacılığı öğrenmiş bulunuyorum. Bir el tezgâhı kurabilirim.”
Şairin, dokumacılık macerası, 1941 yılının ikinci yarısında ya da 1942’nin ilk günlerinde başlamış olmalıydı. “İktisat vekâleti” tarafından Nâzım Hikmet’e, 19 Ocak 1942 tarihinde gönderilen 7/327 sayılı yazıda cezaevinde kurduğu üç dokuma........