We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Milli Devletin Temeli Lozan - Doç. Dr. Mehmet Emin ELMACI

13 0 0
24.07.2021

“Sevr ölüm, Lozan hayat, Sevr saltanatın, Lozan Cumhuriyetin…”

(Hergün gazetesi, 29 Ekim 1933)

Savaş sonlarında yapılan barış antlaşmaları “kazanan” tarafın “yenilen” tarafa kendi isteklerini kabul ettirdikleri paylaşım antlaşmalarıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın barış antlaşması, yenenlerin bize imzalattıkları Sevr Antlaşması idi. Sevr’i kabul etmeyenler ise Ankara’da, Atatürk önderliğindeki TBMM hükümeti idi. Verilen “İstiklal Savaşı” ile “Sevr” tarihin çöplüğüne atılmıştı.

Dikkat edilecek olursa Sevr’in yırtılması demek, Birinci Dünya Savaşı’nın da hukuken bitmediği anlamına gelmekteydi. Bu nedenle yeni Türkiye devleti önceki devletin yerine geçen “tam bağımsız” devlet olarak tarihi ve hukuki sorumlulukları gereği Birinci Dünya Savaşı’nı hukuken bitirebilmek için de gitmişti Lozan’a…

GALİP BİZİZ STRATEJİSİ

Bu önemli tespitin unutulmaması şarttır ve bu tespit bile Lozan Antlaşması’nın değerini daha da artırmaktadır. Çünkü bazı konular savaş öncesinde ve savaş sırasında uluslararası hukuk gereği “çözülmüş” konulardı.

Bağımsızlık savaşımızı kazanmış, ateşkes antlaşmasını da Mudanya’da Yunanistan ile değil “yedi düvel” denilen İtilaf Devletleriyle yapmıştık. Dolayısıyla Kurtuluş Savaşı sonrasında bu emperyalist devletlerle yapılan Lozan Antlaşması, aynı zamanda “yenik çıktığımız” Birinci Dünya Savaşı’nın kararlarının alınacağı ve savaşı hukuken bitiren bir antlaşma olacaktı. Tek şansımız “yenik” ayrıldığımız bir savaşın sonrasında ordu millet birlikteliğiyle verdiğimiz savaşı ”galip” bitirmemiz ve bu sayede Lozan’da, Birinci Dünya Savaşı........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play