Hiper-Emperyalizm - Kaan Eroğuz
Küresel kapitalist sistem hızlı ve yoğun bir dönüşümün içinden geçiyor. Batı dünyasının egemenlik projesi olarak tanımlanabilecek Atlantik sisteminin zayıflayan hegemonyası küresel düzeyde güç dengesinin yeniden oluşmasına yol açarken sermayenin giderek yapay zekâ ve algoritma geliştirici şirketler elinde yoğunlaşmaya başlaması, bu sermaye grupları ile siyasal iktidarlar arasındaki simbiyotik ilişkiyi daha da derinleştiriyor.
Lenin’in tabiriyle, 20. yüzyılın başında modern emperyalizm sayesinde ortaya çıkan ve “tüm dünyada normal, alışılmış kapitalist kârlılığın üzerinde bir fazla kârlılığı” tanımlayan “süper kârlılık”, günümüzde algoritma geliştirici şirketler tarafından genişletilerek yeniden üretiliyor.
Bu sürecin sonuçlarını bugün gündelik yaşamlarımızın en gizli alanlarında dahi deneyimleyebiliyoruz.
Teknolojik gelişmelerle beraber üretici güçlerin gelişiminde yaşanan değişimler, askeri savunma sektörü başta olmak üzere ekonominin birçok alanında önemli sermaye yoğunlaşmalarının yaşanmasına yol açtı. Bu anlamda, ABD’de Silikon Vadisi çevresinde gelişen teknoloji şirketleri, ABD’nin askeri ve istihbarat servislerine destek sunmak üzere devlet tarafından finanse edildi. Tüm dünyayı “özgürleştireceği” varsayılan internet ve ağ teknolojilerinin “serbest........
