menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülüşü kaybolmayan halk yenilmez - Cem Alptekin

23 0
thursday

Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde geçen “600’lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demek iddialı bir çıkış” şakası, tam da felsefi ve sosyolojik anlamda dinsel bir dogmanın insan zihni ve zaman algısı üzerindeki etkisiyle oynayan bir kara mizah örneğidir. Hukuki açıdan bakıldığında bu tür bir mizahın suç teşkil edip etmeyeceği, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çerçevesinde incelenir. Bu doğrultuda söz konusu şakanın ceza hukukundaki karşılığı TCK 216/3. madde ile hükme bağlanan “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçudur. Ancak bir ifadenin ya da mizahi unsurun bu suçu oluşturabilmesi için kanun koyucu çok katı ve kümülatif (hepsi bir arada bulunması gereken) koşullar aramıştır:

- Aşağılama kastı ve niteliği: Maddede geçen “aşağılama” ifadesi; değersizleştirme, küçük düşürme, hakaret veya nefret uyandırma amacını taşımalıdır. Bir inanç esasının mantıksal, zamansal ya da sosyolojik durumuna yönelik uyumsuzlukları ortaya çıkaran eleştirel mizah, tek başına “aşağılama” olarak kabul edilmez. Şakada doğrudan kutsal değerlere (Kuran, Allah veya peygamber) yönelik hakaretamiz, sinkaflı veya kasıtlı olarak küçük düşürücü bir kelime veya tavır yer almamaktadır.

- “Kamu barışını bozmaya elverişlilik” şartı (En Kritik Eşik): Burada TCK md. 216/3’ün uygulanabilmesi için ifadenin sadece toplumu rahatsız etmesi yetmez; kamu barışını bozmaya elverişli somut bir tehlike yaratması gerekir. Yani ifadenin ardından toplumda bir infial, kamu düzeninin bozulması veya şiddet eğiliminin baş göstermesi gibi objektif olarak ölçülebilir bir tehlikenin doğmuş........

© Cumhuriyet