Bilime adanmış bir yaşam: Erdal İnönü - Gülsün Bilgehan
Erdal İnönü, Mevhibe Hanım’la İsmet Paşa’nın üçüncü oğlu olarak Ankara Pembe Köşk’te doğdu. İnönü çiftinin 1916’da evlenmelerinden 10 yıl sonra 6 Haziran 1926’da dünyaya geldi. Bu süre içinde Birinci Dünya Savaşı yaşanmış, ardından Kurtuluş Savaşı kazanılmış, Lozan’da barış imzalanmış, Cumhuriyet kurulmuş...
Aile, ilk evlatları İzzet’i Sakarya Savaşı sırasında Malatya’da kaybetmiş, ikinci çocukları Ömer İzmir’de, babası Ankara’da başbakanken doğmuş ve nihayet 10 yıl sonra kalıcı bir yuvaya kavuşan İnönü çiftinin yeni bir çocukları olmuş, Erdal... İsmet Paşa’nın bulduğu, yeni bir isim Erdal... Ondan dört yıl sonra da hasretle bekledikleri kız çocukları aileye katılmış, Özden. Erdal, ailenin ortanca çocuğu olarak sakin, güleryüzlü ama inatçı bireyi... En çok annesini seviyor ve İsmet Paşa’nın bütün gayretlerine karşın hep “Annem, annem!” diyor.
İsmet İnönü, oğulları Ömer İnönü(solda) ve Erdal İnönü (sağda) ile birlikte
‘BUGÜN BİR BULUŞ YAPTINIZ MI?’
İsmet Paşa ve özellikle Mevhibe Hanım çocuklarını sade, huzurlu, mutlu bir aile ortamında yetiştiriyorlar, bu yüzden Erdal İnönü de diğer kardeşleri gibi mütevazı bir görünüş sergiliyor ama onlar bu duruşu doğallık olarak yaşıyorlar. Ben üçüncü kuşak olarak Erdal dayımı tanıdım. İnönü ailesi olarak çok yakın yaşadık.
Doğduğumda gazeteci olan babam Metin Toker yazdığı yazılar nedeniyle hapiste olduğu için anneme yardımcı olan, cezaevine ziyarete giden dayım biz yeğenlerine........
