Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök |
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 1990’da kabul etmiştir.
Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ışığında; Av. Şerafettin Can Atalay, Gezi davasında yargılanmış, önce beraat etmiş ancak beraat kararının istinafta bozulması üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Can Atalay ve Tayfun Kahraman, Mine Özerdem ve Çiğdem Mater Utku’ya,”hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek”ten on sekizer yıl hapis cezası ve tutuklanmalarına karar verilmiştir. 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen Can Atalay, Meclis’e girmeye hak kazanmış ancak Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin 28.09.2023’te suçun dokunulmazlık kapsamında olmadığını belirterek verilen cezayı onaması üzerine karara karşı Anayasa Mahkemesi (AYM)’ne gidilmiştir.
AYM, konuyu görüşerek “seçme ve seçilme hakkı”, “kişi güvenliği ve hürriyeti hakkı” yönlerinden hak ihlâli olduğuna karar verdi. Ancak, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 03.01.2024’te, anayasanın 153/6. maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın olmadığını belirterek AYM’nin kararına uyulmamasına karar verdi. Bunun üzerine, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik Yargıtay kararı 30.01.2024’te TBMM Genel Kurulu’nda okundu. Ancak süreç burada bitmedi, Atalay bu karar aleyhine de AYM’ye başvurdu, yüksek mahkeme, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğunu belirterek Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin hak ihlali kararını uygulamamasının hukuki değerden yoksun olduğuna karar verdi. AYM’nin 01.08.2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan hak ihlali kararı 16.04.2025’te Meclis’i yöneten TBMM başkanvekili tarafından TBMM Genel Kurulu’nda okundu; karar, önce Meclis’in internet sitesindeki tutanaklarda yer aldı ancak sonra çıkarıldı.
Bu arada AYM, Gezi davasında, şehir plancısı Tayfun Kahraman hakkında da hak ihlali ve yeniden yargılama kararı verdi. Ancak, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin olağan kanun yollarında ele alınması gereken konularda inceleme ve değerlendirme yapamayacağına, AYM’nin bir temyiz ya da istinaf mahkemesi olmadığına hükmetti. Bu nedenle Tayfun Kahraman’ın infazının durdurulması, tahliyesi ve yeniden yargılanmasına........