27 Mayıs 1960 - Günay Güner

Türkiye’nin yakın tarihinde sınıf çelişkileri kentsoylu-işçi bilinci üzerinden değil, yurtsever aydın, köylü ile derebeylik temsilcileri arasında yoğunlaştı. Sorun Atatürk Devrimi’nden çıkarları aşınanların savaşımı sorunuydu. Hâlâ da öyledir. 1940 yılından başlayan süreci başka türlü çözümlemek olanaksızdır. Osmanlıcılık, İslamcılık, ırkçılık, laiklik karşıtlığı hep bu sınıf baskısının ayrılmaz parçalarıdır.

27 Mayıs 1960 ihtilaline giden süreçte Beyazıt Meydanı'nda gerçekleşen öğrenci protestolarından. (28 Nisan 1960)

Aslında önemli soru şudur: İnsanlığın ortak birikiminin yarattığı önsel, başat özgürlük ilkelerinden yoksun bırakılmış, dolayısıyla seçmeni aldatılmış bir siyasal düzen demokrasi olabilir mi? Olamaz. Demokrasinin yakınından bile geçemez. Bunlar Aydınlanma ilkeleridir aynı zamanda. Bağımsız, ağa kulluğundan kurtulmuş köylü, kültür........

© Cumhuriyet