We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Göçler tarihin  motorudur...

19 0 0
29.07.2021

Suriye’den sonra Afgan göç dalgasına da Türkiye’nin sınır kapılarını açan iktidar, bu politikasını saklamaktan vazgeçmiş görünüyor.

Türkiye’nin giderek iç yapısını pek çok açıdan etkileyen sığınmacıların nereye evrileceğini şu aşamada kestirmek güç. Bu gidişle bir gün Suriye’nin sorunları bitebilir ama Türkiye’nin Suriyeliler sorunu bitmez. Gidiş, aynı yorumu Afganistan için de yapmak zorunda kalacağımızı gösteriyor.

Kitlesel göçlerin tarihsel boyutuna ilişkin bazı bilgileri paylaşıp güncele dönelim...

19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başında bütün kıtaların kaderini göçler belirledi. 1821-1924 arasında Avrupa’dan öteki kıtalara 55 milyon kişi göç etti. 34 milyonu Amerika’ya giderek bu kıtayı büyük ölçüde kendileştirdi.

1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması’nın ciddi sonuçlarından biri 500 bin Kırım Tatarının Anadolu’ya göçü oldu. O süreçte başlayan Kafkas göçü, 20. yüzyılın başına kadar sürdü.

1912’de başlayan Balkan Savaşları, Anadolu’ya 4 milyona göç olarak yansıdı. Her göçte yola çıkanların yarısı menzile ulaştı.

Bunca göçe karşın 1912-22 arasında Anadolu’nun nüfusu 17 milyondan 12 milyona düştü.

Birinci Dünya Savaşı’nda en büyük nüfus kaybı yüzde 30’la Anadolu’da yaşandı.

İki göç bir yangın eder, denir. Bütün bu yangınların ardından Cumhuriyeti kurduk. Mustafa Kemal Atatürk gerek kuruluş sürecinde gerekse devamındaki devrimler sırasında nüfus hareketlerini de stratejik bir bakışla yönetti. Örneğin, Hatay’ın anavatana katılmasında........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play