We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

En güçlü sermayemiz: İnsan...

29 0 0
27.07.2021

Güneş, dorukları çamlı dağların ardından doğmadan önce haberci ışıklarını gönderirken Kalemlik Koyu’nun girişindeki araç kuyruğu daha da uzuyordu. Araçların arasında birer battaniyelik mesafe vardı. Asfalta serili battaniyelerin her birinin üzerinde 4-5 çocuk sabah uykusunu alırken rüyalarında deniz sefasına başlamış olmalılar. Yanlarından koşarken bir an bereketli bir çocuk tarlasında hissettim kendimi.

Bayram tatili ile hafta sonunu birleştiren binlerce kişi birkaç günlük deniz keyfi için kampa giriş çilesine aldırmıyordu.

Kampın içinde yüksek çam ağaçlarının altındaki piknik masaları, özledikleri tatilcilere kavuşmanın yükünü taşıyor. Sincaplar tepeden bakıyor. Arada böyle yoğunluklara alışıklar ama “Bundan fazlası zarar” diyorlar.

Güneş hayli yükselmiş, gölgelere kur yaparken bütün masalar dolduğu gibi ağaç dipleri de sofralarla donanmıştı. Kızartma, yumurta, karpuz kokusuna semaverde demlenmiş çay karıştı. Tepeden yağan çam kokusu hepsinin üstüne güzel bir tat katıyordu.

Kampta çadır kiralayanlar bu tür tatilin tadını iyi bilenler. Her çadırın önü bayram yeri. Babalar, tüm aileyi mutlu etmenin mutluluğunda... Anneler sofra toplanmadan kimseyi kıyıya salmıyor. Gençlerin heyecanı tarifsiz, çadır komşuluğu diye bir şey var! Tanışmanın üzerinden 24 koca saat geçtikten sonra bakışma çok mu?

Yanları irice “halı yıkama” yazan minibüsten çıkan bir otobüs dolusu insan, geç kalırlarsa deniz demir alıp başka yere gidecekmiş gibi sahile........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play