menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

518 0
14.03.2026

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor. Silivri’deki İBB davasının ilk dört gününe gazeteci gözüyle bakınca AKP iktidarının simgesi haline gelmiş bir yer görüyoruz.

Uzun uzadıya sosyolojik analiz yapmak için başlı başına bir yazı yazmak gerekir.

Bugünlük neler yaşandığını takip etmekte zorlanan okuyucularım için bir özet geçmek istiyorum.

Öncelikle şunu söyleyeyim pazartesi günü başlayan 407 sanıklı İBB davasının ilk dört gününde savunmalardan çok mahkeme heyetinin başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere sanıklara tavrı damga vurdu.

Fakat dava başlar başlamaz dikkat çeken bir şey oldu. Normalde, sanıkların harf sırası veya “örgüt lideri”, “üyesi” ve “yöneticisi” savunma yapar. Burada bir düzenleme yapılmış. İtirafçılar davanın başında ifade veriyor. Cevap vermek isteyen olunca “sıran gelince” deniyor. İtirafçıların söyledikleri de iktidar medyasında oyun hamuru gibi çelişkilerine, doğruluğuna bakılmadan tamamen gerçekmiş gibi çarşaf çarşaf yayımlanıyor.

İşte kumpas tartışmaları da burada başlıyor.

Davanın siyasi odağında da kuşkusuz Ekrem İmamoğlu bulunuyor. 12 metrekarelik hücresinde 15 ay yargılanmadan yaşamak zorunda bırakılan İmamoğlu’nu izleyenler yargılananın değil yargılayanın İmamoğlu olduğunu anında gördü.

Davayı bir kumpas olarak niteleyen İmamoğlu, özellikle dördüncü günde savcılığın sunduğu rakam tablolarına sert çıktı.

“İftira makamı yalan söylüyor” diyerek iddianamedeki mali verilerin ve iddiaların gerçek dışı olduğunu savunan İmamoğlu, suçlamaların sadece kendisini değil, halkın iradesini hedef aldığını vurguladı.

Duruşma savcısına yönelik de konuşan Ekrem İmamoğlu, “Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın, tek başıma benimle mücadele edin” ifadelerini kullandı. Bu sırada duruşma savcısının İmamoğlu’na parmak sallayarak “haddini bil” dediği iddia edildi.

Heyetin, duruşma bittikten sonra salondan ayrılması sırasında İmamoğlu, “Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete. İşte böyle kaçarak gidersiniz” şeklinde konuştu. Salonda bu sırada, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, İmamoğlu salondan ayrılırken de “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı........

© Cumhuriyet