We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık’

60 0 0
14.10.2020

Şehrin ortasında, deniz gören bir evde oturuyorsunuz.

Ama pencerenizin önünde devasa bir ağaç var.

Manzarayı kapatıyor.

Denizi görmek için o ağacı keser misiniz?

Denizi görmek için o ağacı hunharca budar mısınız?

Ağacı kesmemek, budamamak için direnen olursa ona hayatı zindan eder misiniz?

Bu sorulara verilecek yanıtların çoğunun “Evet” olduğunu bildiğiniz şu dünyada, hiç düşündünüz mü, sizin için deniz manzarasını ağaçtan daha kıymetli yapan nedir?

Neden denizi görmesi bir evin değerini artırır da yeşilliklerin içinde olması artırmaz?

Beton yığınlarının dibinde yaşayan insan, ağaca nasıl olur da bir mücevher gözüyle bakamaz?

Balkonsuz evlerde, açamadığı pencerelerden izlediği şehrin griliğine katlanır ve otoban kenarlarına iliştirilmiş, dokunamadığı, kokusunu soluyamadığı, bir bağ kuramadığı dikey bahçelerin yeşiliyle onu oyalayan bir hayata dayanır?

‘Güzel’ doğada olandır

Yatay yerleşimden dikey yerleşime geçtiğinden beri değerleri şaşan ve neyin “güzel” neyin “çirkin” olduğunu kendi kodlarıyla yeniden yaratmak zorunda kalan çağdaş toplumlar yollarını, referanslarını doğadan almadıkları noktada kaybederler.

Yaptığı ilk resimden, icat ettiği alfabeye kadar dilini ve estetiğini doğayı kopyalayarak........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play