menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçmeni yok sayan siyaset

10 0
monday

Küresel sistemin temelden sarsıldığı, belirsizliğin sürdüğü bir dönemde CHP, sadece ulusal çapta değil uluslararası düzeyde de demokrasi mücadelesi açısından dikkatle izleniyor. “Sadece parti içindeki çekişme” olarak tanımlanamayacağını sıklıkla vurguladığımız bu süreç, demokrasi ve otokrasi hattında da kritik bir dönemeç.

Butlan kararının ardından bir ayı aşkın süre geçerken Kılıçdaroğlu cephesinin kamuoyunun büyük kısmını iknadan uzak olduğu ortada. Tepkilerin daha net, gür çıktığı bir tablo var. Buna karşın butlan yönetimi olağanüstü kurultay çağrılarını görmezden gelmekte ısrarlı. Haliyle bu noktada kritik sorular akıllarda dolaşıyor: İktidar olma hedefi bulunan bir siyasi partinin lideri olmak istiyorsanız seçmen tepkisini, sandığa yansıyacak tutumu görmezden gelebilir misiniz? Diyelim ki “Görmedim, duymadım”, “Sorunu zamanla çözerim” inancındasınız; peki bu yaklaşımın güncel ülke siyasetiyle uyumlu olduğunu düşünüyor musunuz?...

Seçilmiş genel başkan Özel, tüm baskılara meydan okuyarak düzenlediği halk buluşmalarında güçlü bir enerjiyle, destek rüzgârıyla yürüyüşüne devam ediyor. Geçen hafta Diyarbakır ve Gaziantep’te kalabalıklar tarafından karşılanması, iktidar cephesinin de yakın takibinde olsa gerek. Olası Karadeniz rotasındaki halkla buluşmalarının nasıl bir etki yaratacağı da süreç açısından önemli.

Temmuz ayıyla birlikte Özel yönetiminin CHP ile “Tamam mı, devam mı” konusunda net bir yol haritası belirlemesi bekleniyor. Geçen hafta Sarp Sağkal imzalı kulis haberimizde; Özel cephesinin parti içinde mücadele vurgusu yaptığı, bununla birlikte konuşulan senaryolardan birinin de hem yeni........

© Cumhuriyet