menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya kaynıyor

19 1
monday

Venezuela devlet başkanı ve eşinin ABD tarafından kaçırılmasıyla “Yok artık” diyerek hâlâ şaşırabildiğimizi görüp şaşırdığımız yeni yıla merhaba demiş olduk. Anladık ki küresel kaos hali yakamızı bırakacak gibi değil. Gündem ise öyle hızlı akıyor ki bunu Venezuela’ya yönelik uluslararası hukuku yerle bir eden saldırının kaç gün gazete manşetlerinde kalabildiğinden de anlamak mümkün...

Sınırlarımızın yakınında, Suriye ve İran’da yaşanan gelişmeleri de geçen hafta “Bölge kaynıyor” manşetiyle verdik. Venezuela, Grönland, Ukrayna, Rusya, Transatlantik gerilimini de bu tabloya koyarsak aslında başlık “Dünya kaynıyor” olsa gerek. Tüm krizlerin kendi iç dinamikleri olsa da kuşkusuz birbirleriyle bir şekilde iç içe. Karışıklık çıkarılan ülkelere bakıldığında kaşıyanların arkasında küresel hegemonyanın çıkarları, vahşi kapitalist çarkın yeni “besin” kaynağı arayışı da gözüküyor.

İran’da ağır ekonomik krize karşı başlayıp rejim karşıtı kitlesel protestolara dönüşen eylemlerde can kayıpları artıyor. Trump, fırsat bu fırsat diyerek “Müdahale edebiliriz” tehdidini yineliyor. Gazze’yi ölümcül saldırılarla yerle bir eden İsrail yönetiminin, “Trump müdahaleye onay verse” diye eşikte fırsat beklediği söylenebilir.

Suriye derseniz, Halep’te yaşananları cihatçı Şara yönetimi ya da terör örgütü YPG’nin ana bileşenini oluşturduğu SDG açısından tümüyle bir zafer ya da yenilgi diye okumak da doğru........

© Cumhuriyet