We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Vezir’, ‘Rezil’ ve ‘Dil’

26 6 0
02.08.2019

Başlığı oluşturan bu üçlü arasında “ilk” bağlantıyı, günümüzden yaklaşık “2600” yıl önce Yunanistan’da yaşamış, “taşlama”, “iğneleme” -kısaca- bir “Yergi Ustası” olan “Aisopos”un kurduğu kabul edilir; yazılarında masalımsı bir anlatım ve dil kullanmıştır.
Anımsanacağı gibi, biz ona “Ezop” deriz.
Bu “Usta”nın aracı, gereci kuşkusuz “dil”di, diliydi; taşlamalarını oya gibi ince ince örerken, iğnesini batırdığı baskıcı, buyrukçu ve de “çıkarcı” yöneticiler, hele o en tepedekiler ona “diş” bilerlerdi.
Bir anlatıya göre, Ezop’un yaşadığı, Yunanistan’ın ünlü “Delfi” kentinin halkı, kentin yöneticisi olan “Despot”a, bir “yemek şöleni” düzenlemeyi düşünür, belki kendisini biraz olsun yumuşatırız umuduyla...
Unutulamayacak bir “yemek” yapabilmek için, Ezop’a başvururlar.
Ezop’un önerisine göre seçilen yemek, özenle pişirilip kentin meydanında kurulan akşam sofrasında, meşalelerin ışığı altında pırıl pırıl parlayan kapaklı bir tabak içinde Despot’a sunulur.
Alanda toplanmış halkın önünde kapak açılır; tabakda özenle pişirilmiş bir “dil”, boylu boyunca yatmaktadır....
Ezop, “Despot”a, bunun lezzetli ve değerli bir yemek olduğunu belirtip ardından da, “ ‘Dil’, insanı ‘vezir’ de yapar, ‘rezil’ de yapar!” diyerek de vurgular...
Değerli dostlar, şu sırada Ezop’u ve bu ünlü söylemini anımsamanın nedeni,........

© Cumhuriyet