We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Gül’ ile ‘Gülistanlık’ mı?

49 4 0
19.07.2019

Eski bakanlardan Ali Babacan, “AK Parti Kurucu Üyeliği”nden “istifa” ettiğini açıkladı geçen hafta sonu.
Aslında, “17 yıldır, T.C. Devleti’ni yöneten ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, ‘AKP’nin, ‘Kurucu Üyeliği”nden istifa ettiğini açıklıyordu.
Geçen hafta boyunca da, çok konuşulup, dile getirildiği gibi, AKP iktidarının 58. ve 59. Hükümetlerinde, ekonomiden sorumlu olan Devlet Bakanlığı görevinde bulunmuştu Babacan; şimdi de, “Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyona ihtiyaç var, Türkiye’nin bugünü ve geleceği için yeni bir çalışma başlatmak gerek!” görüşüne dayanarak “yeni bir parti” söylemiyle ortaya çıktı, sırtını da 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e dayadı.
Dünyanın hızlı değişimine uygun olarak, “ileri demokrasi” ile “insan hakları”nın “temel” olduğunu, bir bir vurgulayıp ortaya koydu.
Görüldüğü gibi, “demokrasi” demiyor, “ileri demokrasi”den söz ediyor; “laiklik” demokrasinin temel dayanağı olduğuna göre, “ileri laiklik(!)” de söz konusu olabilir, dolaysiyle değerli dostlar, bu “laiklik” konusuna kısaca değineyim diyorum; kuşkusuz, A. Gül’ün laiklik anlayışına değinip, anımsatarak.
Gül’den önceki Onuncu Cumhurbaşkanımız A. N. Sezer, ant içerek (yemin ederek) göreve başlarken, anayasada belirtilen tanım ve anlayışa bağlı bir “laiklik görüşü” dile........

© Cumhuriyet