Kızılçullu’nun anlattığı...
Ülke ve halk olarak bugünlerde adeta NATO ile yatıp kalkıyoruz! Toplumca neredeyse “NATO’kolik” olduk! NATO zirvesinin yapılacağı Ankara, günlerdir teyakkuz halinde. Zirve için doğrusu hiçbir masraftan kaçınılmıyor. Estetik görsellik için her türlü olumsuz görüntünün üstü örtülüyor. Güvenlik önlemleri ise had safhada! Ankaralı adeta evine hapsedilmiş durumda! Yurttaşımız ise bütün bu olup bitenleri anlamakta ve anlamlandırmakta zorlanıyor.
Başkentte bir yandan bunlar yaşanırken bir yandan da NATO’nun tarihçesini ve kuruluş hikâyesini yeniden öğrenmeye çalışıyoruz. Türkiye-NATO ilişkilerinin geçmişini, bugününü ve geleceğini sorguluyoruz. Oysa o kadar uzun boylu çabaya ve derin araştırmaya bile gerek yok. Tek başına “Kızılçullu örneği”, bütün bunları en özlü ve çarpıcı biçimde bize anlatıyor.
KÖY ENSTİTÜSÜNDEN NATO KARARGÂHINA
İzmir’in Buca Kızılçullu’sunda (bugünkü Şirinyer) 1937’de “Köy Öğretmen Okulu” adıyla kurulan ve 1940’ta Köy Enstitüleri yasasının çıkışıyla birlikte “Kızılçullu Köy Enstitüsü” olan eğitim kurumu; Türkiye’nin Aydınlanma projesinin en başarılı örneklerindendir. Genç Cumhuriyet döneminde yalnızca öğretmen yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda tarım, hayvancılık ve modern tekniklerle çevresini kalkındırmıştır.
Diğer Köy Enstitüleri gibi Kızılçullu Köy Enstitüsü de İsmail Hakkı Tonguç’un ve Hasan Âli........
