Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı |
İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.
İşte bu konu şimdi yeniden kentin gündeminde. Tarihi fabrikanın da bulunduğu alan için hazırlanan yeni imar planı, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Plan bölgeyi ticaret-turizm alanı haline getiriyor. Böylece tarihi kalıtın bulunduğu alanda 20 katlı binalar yükselecek.
İZMİR’İN TARİHİ MİRASI
Oysa bu fabrika kalıtı, İzmir’in ticaret ve sanayi tarihi açısından büyük önem taşıyor. 1963 yılında burada çalışmaya başlamış ve daha sonra tesisin uzun yıllar müdürlüğünü yapmış olan Süha Tarman; fabrikanın 40 bin KW gücüyle o dönemlerde kentin elektrik ihtiyacının yüzde 30’unu karşıladığını belirtiyor.
Onun da ifade ettiği gibi, bu tesis aynı zamanda İzmir’in ve Türkiye’nin sanayi tarihidir. İzmir’in ekonomiksosyal ve kültürel geçmişinde önemli bir işlevi ve misyonu vardır. Eğer onu tümden yok edersek gelecek kuşaklara anlatacak bir hikâyemiz de kalmaz.
Havagazı Fabrikası’nın şehrin elektriğini karşılamakta yetersiz kalması üzerine; 1925 yılında yapılan bir anlaşma sonucu, Belçikalı Traction-Electricite adlı şirkete İzmir’de elektrik üretimi ve tramvay işletimi hakkı verilir. 12 Mayıs 1926’da fabrikanın temeli atılarak inşaat çalışmalarına başlanır. Tesisin tam anlamıyla faaliyete geçmesi ise 1928 yılını bulur.
Bu bağlamda, içinde bulunduğumuz yıl, fabrikanın yapılmaya başlamasının 100. yılını oluşturuyor. Kentin endüstriyel, ekonomik ve sosyal tarihi bakımından bu oldukça önemli bir yıldönümüdür. Bu yıldönümü nedeniyle İzmirlinin konuya ilgisi, duyarlılığı yükseltilmelidir.
TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası ile Şehir Plancıları Odası İzmir Şubeleri, bu alanda yapılaşmaya gidilmesine karşı duruyorlar. Endüstri mirası niteliğindeki bu alanın kamusal, kültürel ve bilimsel işlevlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Aynı zamanda bu karara karşı hukuki ve mesleki mücadele vereceklerini duyuruyorlar.
Yalnızca teknik meslek odalarının ya da yerel yönetimlerin itirazları yetmez. Başta sanayi ve ticaret çevreleri olmak üzere iş dünyası da konuya gerekli duyarlılığı göstermelidir. İzmir’in yerel dinamikleri, kanaat........