Ekmek, adalet ve demokrasi
Siyaset çoğunlukla yapay ve zorlama gündemlerle oyalanıyor. Halkın dar gelirli geniş kesimleri ise hayatın gerçek gündemini yaşıyor. İktidar bloku, muhalefeti, olabildiğince gerçek gündemden uzaklaştırmaya çalışıyor. Kendi denetimindeki dar alana sıkıştırmak ve hareket alanını sınırlamak istiyor. Siyasi muhalefet, iktidar gündeminin peşinden sürüklenmemeli; halkın taleplerine odaklanmalıdır. Artık çerçeve yasanın “evet-hayır” tartışmasına da takılıp kalınmamalıdır.
Muhalefet, iktidarın gündem oyununu bozmalıdır. Ekonomik-sosyal sorunlar ortaklaşa seslendirilmeli ve birlikte çözümler aranmalıdır. İşte böylesi bir yaklaşımdan halkın ve hayatın gündemine baktığımızda; ekmek, adalet ve demokrasi taleplerinin öne çıktığını görüyoruz. Geniş toplumsal kesimler için anlamlı olan bu talepler, aynı zamanda birbiri ile de ilişkileniyor ve bütünleşiyor.
Geniş kitleler için gündemin temel ve başat maddesini öncelikle hayat pahalılığı oluşturuyor. Geçim kaygısı bütün ülkeyi ve halkın büyük bölümünü kapsıyor. Yaz mevsimi nedeniyle, görece daha rahat olması beklenen geçim koşullarında; tam tersi gelişmeler yaşanıyor. Yurttaş zorunlu ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanıyor.
Bu zorluk elbette pazara, markete, mutfağa ve sofraya da yansıyor. Özellikle kalabalık nüfuslu dar gelirli aileler, hayat pahalılığını ve geçim sıkıntısını neredeyse iliklerine kadar duyumsuyorlar!
Halkın yaşadığı zorluklara uzak kalan TÜİK, enflasyon........
