Kadının mesaisi hiç bitmiyor
Çocuk okuldan kaçta çıkacak? Kim gidip alacak? Yarın beslenme çantasına ne konacak? Yaşlı annenin kontrol randevusunu kim alacak? Evde hangi ilaç bitti?
İşe geldiniz. Finansal planlama toplantısına hazırlanıyorsunuz. Ama kafanızdaki sorular susmuyor. Evdeki işlerin düşünülmesi, planlanması ve takip edilmesi de gerekiyor.
Bu mesai, giriş kartına yazılmıyor. Ücret bordrosunda görünmüyor. İşyerinden çıkınca da bitmiyor.
Adı zihinsel yük. Çoğu evde taşıyanı aynı: Kadın.
Türkiye fon krizi, geçim sıkıntısı, eğitim ve sağlık sorunlarıyla boğuşurken yıllardır çözülemeyen eşitsizliklerden biri de kadınların çalışma hayatına katılımı.
TÜİK verilerine göre, hanesinde üç yaşından küçük çocuğu bulunan 25- 49 yaş grubundaki erkeklerin yüzde 91’i istihdamda. Kadınlarda oran yalnızca yüzde 27. Ağustos 2026’da geniş tanımlı işsizlik erkeklerde yüzde 25.4, kadınlarda yüzde 40.1.
Bu uçurumu yalnızca eğitimle, meslek seçimiyle ya da “çalışmak istememekle” açıklayabilir miyiz?
Çocuğunu bırakabileceği erişilebilir bir kreş yoksa, yaşlı yakınının bakımını paylaşabileceği hizmet bulunmuyorsa, evin bütün takvimi onun zihninde tutuluyorsa kadının seçenekleri baştan daraltılmıştır.
Sonra aynı kadına sorulur: “Neden çalışmıyorsun?” Çalışıyor. Hem de kesintisiz. Ancak emeğinin önemli bir bölümüne ücret ödenmiyor.
Sorun........
