menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şu bizim tüketim sevdamız

61 0
05.04.2026

Sevgili okurlarım, 2 Nisan’da yapılan tüketim boykotunu yerinde izlemek için yollara düştüm. Az yol almadım, bölgemdeki (Kocaeli iline bağlı Değirmendere ve İzmit ilçesi) tüm marketleri tek tek dolaştım, durum hiç de parlak değildi. Marketler, manavlar, bir de şaşırdım kuyumcular doluydu. Birden yoluma okul çocukları çıktı, dağılmışlardı ve kucaklarında içinde ne olduğu belli olmayan atıştırmalıklar vardı. Atıştırmalıkları kocaman ısırıp ısırıp mutlu mutlu gülüyorlardı. Zaten ne zaman marketlere girsen boydan boya dört reyonun atıştırmalık dolu olması epey canımı sıkıyordu. Neyse, yoluma devam ettim. 

Zorunlu bir ilaç için tanıdık bir eczaneye gittim, üç ayrı sıra vardı. Neyse, birine girdim ama sırada bir müşteri vardı ve çalışan adamın yazdırılmış on reçetesini alıp bilgisayara geçiriyor, sonra rafa gidip on ilaç alıp geliyor ama reçeteler bitmiyor on, on devam ediyor. Tezgâhın önü silme ilaç doldu. Ben bekliyorum. 20 dakika sonra adamın ilaçları kocaman bir poşete dolduruldu. Ben bir merak, adam kaç para verecek diye. Adam çıkarıp 230 lira verdi ve poşeti kucaklayıp gitti. Merak içindeydim, çalışana sordum: “Bu adam eczane mi açacak?” Çalışan güldü: “Böylesi başımıza iki günde bir geliyor. Üstelik en pahalı kalp, romatizma ilaçları, kim yazıyor nasıl yazıyor, biz de merak içindeyiz. Bence ilaçlar kullanılmadan süreleri dolacak.” Şaşıp kaldım, evet 23 yıllık AKP iktidarının yaptığı tek olumlu iş sigortalılara parasız ya da az parayla ilaç verilmesiydi. Oylarının düşmemesinde de bu sosyal yardımın payı büyük. Ama bu kadar ilaç da yazılmaz ki........

© Cumhuriyet