menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Anın İçinde’ 54. İstanbul Müzik Festivali

24 0
wednesday

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor. Rahmetli Dr. Nejat Eczacıbaşı’nın ilkelerini hiç sektirmeden düzenle yeni kuşaklara taşıyor. Festivalin bu yılki anafikri “Anın İçinde (Here and Now)”. Önce yadırgadım, çok soyut geldi; sonra düşündükçe felsefi bir derinlik buldum bu başlıkta. Festival direktörü Efruz Çakırkaya’nın açıklamasını da okuyunca aydınlandım: “Her performans biriciktir ve tıpkı hayat gibi müzik de anın içinde doğar, büyür ve kaybolur. Müzik icrasının içinde bulunduğu an, mekân ve izleyicisiyle tarifi olmayan doğası onu yaşamın kendisi kadar kırılgan ve değerli kılar.” Piyano ve viyolonselin sahnenin derininden gelen söyleşileri, bize Brahms’ın karanlık sesli polifonisini duyuruyor.

Açılış konserini yine Tekfen Filarmoni Orkestrası yaptı. Şefleri hiç yabancımız olmayan Aziz Shokhakimov, solist ise piyanist Behzod Abduraimov’du. Şefle solistin anlaşmaları çok başarılıydı. Aynı nefeste cümleleri bitiriyorlardı. Dünyanın en önemli sahnelerinde çalan bu piyanistten Rachmaninof’un no.2 Piyano Konçertosunu dinlemek de bir ayrıcalıktı.

İkinci etkinlik bu dünyayı mı yoksa başka bir gezegeni mi anlatıyordu acaba? CCN/Aterballetto dans gurubu incelikli bir koreografiyle boş sahneye derinlikler çizdi. Bu İtalyan topluluğun içinde bizim de çok değerli iki sanatçımız yer alıyordu: Çellist Dorukhan Doruk ve piyanist Korkmazcan Sağlam. Özgün koreografi Nederlands Dans Theatre için yapılmış. Rhapsody in Blue ile başlayan konser, trafikte kilitlenip son dakika da yetişen benim gibiler için özel bir ikram oldu. Önce ikinci balkondan başladım izlemeye........

© Cumhuriyet