We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yerel seçimler ve ekonomik kriz

96 31 119
24.09.2018

YEP’in hedefleri gerçekçiymiş ama 120 milyar civarındaki kısa vadeli borçların çevrilebilmesi için gereken kaynağın, ekonominin küçülmeye zorlandığı bir dönemde nereden geleceği belli değil. Ortada ne o “hedeflere” götürecek bir araç ne de belirgin bir yol haritası var. İflaslar, işten çıkarmalar çoğalacak, yoksulluk derinleşecek. Önümüz kış, ülke yakıt ithalatına bağımlı, TL çok zayıf. Günlük yaşam iyice zorlaşacak.
Muhalefet, CHP’sinden sol harekete kadar, yerel seçimlerde, bu koşullarda (AKP’nin elindeki olanaklar bir yana) krizin altında ezilenlerin oyunu, bugüne kadar izlenen politikalarla alabileceğini, hatta ilgisini çekebileceğini düşünüyorsa yanılıyor.

Kriz ve ezilenler
Varoufakis’in, faşist partilerin, ekonomik krizlerde kitlelerle kurduğu ilişkisi üzerine gözlemleri işimize yarayabilir: Faşistler, şiddetli bir kapitalist krizde yaşamları altüst olan insanlarla diyalog kurarak iktidara geldiler; onları küçümsemek yerine gözlerinin içine baktılar, onurlarını restore etmeyi vaat ettiler, dostluk eli uzattılar; daha geniş bir idealin parçası olma duygusu uyandırdılar. Bu özgüven aşılayan yaklaşımlar, aynı zamanda, böylece canlanan umutları tehdit eden yabancıların, bir “öteki”nin varlığına ilişkin uyarılarla birlikte geliyordu. “Onlara karşı biz” politikası, sosyal sınıf olma özelliklerini zayıflattı, taraflar esas olarak kimliklerin diliyle tanımlanır oldu.
Biz de sert bir finansal krizle başlayan 2000’li yılların başından bu yana AKP’nin........

© Cumhuriyet