Yapay zekâ üzerine son kez (şimdilik)

Son üç tanesi art arda olmak üzerine, YZ teknolojisinin getirdiği finansal riskleri, insanlığın bekasına ilişkin kaygıları tartışan yorumlar yazdım. Bu kez hem bu yorumları genel olarak değerlendirmeye hem de YZ’nin sosyolojik boyutu üzerine düşünmeye çalışacağım.

Yapay zekânın babası olarak da bilinen Nobel ödüllü Prof. Geoffrey Hinton, “İnsanlar örneğin bir nükleer patlama gibi somut tehditleri görebiliyorlar ama YZ’nin insanlığı tehdit eden özellikleri gibi soyut tehditleri kavramakta zorlanıyorlar. Ben bile duygusal düzeyde riskleri kavramakta zorlanıyorum” diyor. Gerçekten de YZ geçmiş teknolojilerden çok farklı. Nükleer bomba bir kitle imha aracı ama kendi kendini geliştiremez, yeni bombaları yalnızca insanlar yapabilir, kullanmaya karar verebilir. YZ’nin kendini geliştirme, yeni YZ modellerini yaratma potansiyeli var; önüne konan sorunlar ne kadar zorlaşırsa o kadar hızlı geliştiği düşünülürse bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi çok yakın. O noktada büyük bir zekâ patlaması bekleniyor. İkincisi YZ’nin sonsuz sayıda kopyalanabilir “ajan” modelleri gelişince öğrenme hızı da arttı. İnsanların beyinlerindeki nöron bağlantıları hâlâ en gelişmiş YZ modelininkinden çok fazla. Ancak öğrenme, paylaşma alanında YZ hızla büyüyen bir avantaja sahip. İnsanın öğrenme ve öğrendiğini konuşarak, yazarak paylaşma süreci çok yavaş. YZ ajanları öğrendiklerini anında kendi aralarında........

© Cumhuriyet