menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

7 Ekim’den üç yıl sonra

51 0
08.10.2026

Üç yıl önce Ortadoğu jeopolitiği iskambil kâğıdından yapılmış bir kale gibiydi; taşıyıcı kolonları İsrail-Filistin, İsrail-İran ve Sünni-Şii arasından geçen fay hatları üzerinde duruyordu. Kalenin ağırlık merkezi Filistin halkı unutulmuş gibiydi. Hamas Filistin halkının bu çaresizlik durumunu 7 Ekim saldırısıyla değiştirmeye kalkınca kâğıttan kale hızla yıkılmaya başladı.

Faşist Netanyahu rejimi (önceden haberi olduğu anlaşılan) bu saldırıyı kullanarak Gazze’de bir soykırım, Batı Şeria’da etnik temizlik başlattı; Lübnan’a saldırdı, sonra da Trump rejimini İran’a saldırmaya ikna etti. İran’a yönelik saldırı enerji, hammadde tedarik zincirlerini kırarak dünyada ekonomisini bir finansal kriz, enflasyon ve resesyon ortamına taşıdı. Böylece Ortadoğu jeopolitiği, Kafkasya’dan Kızıldeniz’e, Doğu Afrika’dan Güney Asya’ya, hatta Ukrayna savaşına kadar uzanan bir alana doğru genişledi. Kimi yorumculara göre Ortadoğu’nun geleneksel tanımı artık bu gelişmeleri açıklamaya yetmiyor.

Üç yıl öncesinin kâğıttan kalesi yıkılmaya başlayınca ortaya çok karmaşık, bir o kadar da patlayıcı bir jeopolitik karışım çıktı. İsrail-Yunanistan yakınlaşması; Körfez ülkelerinin İsrail’le ilişkileri; ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Hindistan’ın İsrail’le ortaklığına karşın İran ve Rusya ile bağlarını sürdürmesi; Çin’in İran’dan petrol alırken Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerini koruması, Suudi........

© Cumhuriyet