menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026’ya girerken ‘büyük resim’

58 23
05.01.2026

2026’ya girerken karşımızda, ekstraksiyon emperyalizmi, bir “yeni faşist” dalga, yaşamın en temel alanlarında merkeze oturmaya başlayan “yapay zekâ”, hızlanan silahlanma yarışı ve “Z” kuşağı isyanlarıyla şekillenen bir büyük resim var... Diye başlarken ABD Venezüella’nın başkentini bombaladı ve Başkan Maduro’yu kaçırdı. Böylece “büyük resmin” adını koymak daha da kolaylaştı.

ABD dış politikasının girdiği yeni evrenin adı 1980’lerde “küreselleşme” idi. Bu kez “ekstraksiyon emperyalizmi”: Jeopolitiğin temel sorusu artık kim, nereden, neyi ve ne kadar süreyle koparabilecek?

Ekstraksiyon emperyalizmi düzen kurmaz, müttefik üretmez, norm inşa etmez. Doğrudan talan eder. Gözünü Kanada’nın suyuna ve kerestesine, Grönland’ın nadir toprak elementlerine; Ukrayna’nın lityum, titanyum; Venezüella ve Nijerya’nın petrol kaynaklarına diker. Diplomasi artık kaynak rezervleri listeleri, tedarik zincirleri üzerinden yürür. Uluslararası siyaset giderek küresel bir ruhsatlandırma ve açık artırma alanına dönüşür. Diğer bir deyişle: Devletlerarası ilişkiler artık madenlerin, enerjinin, verinin ve coğrafyanın kime, hangi bedelle tahsis edileceği üzerinden yürümeye başlar.

Ortadoğu, Ukrayna, Tayvan, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz aynı denklemde birleşiyor: Enerji geçişi çağında fosil yakıtlar hâlâ yaşamsal; nadir mineraller vazgeçilmez. Savaşlar artık lojistik kaygılardan besleniyor.........

© Cumhuriyet