menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksulların haykırışı

17 6
07.02.2026

Gerhart Hauptmann, “Dokumacılar” adlı eserinde 19. yüzyılın ortalarına doğru Almanya’da, geçimlerini sabahtan akşama kadar, dokuma tezgâhlarından sağlayan yoksul kesim ile fabrikatörler arasındaki uçurumdan doğan eşitsizliklere karşı isyanı anlatır. Tiyatro oyunu, emeğin, emekçinin hakkının nasıl savunulduğu gösterir. İşçilerin açlıkla ve sefaletle savaşmak için gece gündüz nasıl çalıştığını, buna karşın aldıkları ücretin geçinmelerine, hatta düzgün bir yemek almalarına bile yetmediği sergilenir. Kaybedecek hiçbir şeyleri olmadığını fark eden “dokumacılar”, sonunda isyan eder. Yoksulluğun el kitabı gibidir yazılanlar. Yazarına Nobel ödülü kazandırır kazandırmasına ama Prusya parlamentosunda günlerce tartışılır. Hatta oyun polis tarafından yasaklanır. Gösterimine izin verilmez. Kitabı hangi çağa uyarlarsanız uyarlayın ilgi çekecektir, çünkü kan, gözyaşı, vahşet dünya döndükçe var olacaktır.

***

Tıpkı bugün dünya çapında ezici bir ezen ezilen çatışması olduğu gibi. Şu bir gerçek ki yoksulların savaşımı 19. yüzyıl bakış açısından çok daha karmaşık bir noktada artık. Dahası günümüzdeki modern kölelikle eşitsizliğin boyutunun çok daha artması ve bunu sistemi yönetenlerin kusursuz bir örtüyle gerçekleştirmesi durumun vahametini artırıyor. Dünyanın hemen her yerinde servet paylaşımı konusunda muazzam bir eşitsizlik olduğu ortada. Üstelik sayılı zenginlerin sahip olduğu servetin neredeyse devletlerin mal varlığıyla yarışabilecek noktada olduğu göz ardı edilemez. Bugün başta Migros olmak üzere çok sayıda işçinin daha iyi koşullarda yaşamak için adeta........

© Cumhuriyet