menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beyaz Eylem…

30 0
14.03.2026

Bugün Tıp Bayramı. Bu yıl da 14 Mart ülkemizde yine bayram havasına ulaşamamış, sağlıkta ticarileşmenin öne çıktığı bir aralıkta buruk kutlanıyor. Geçtiğimiz şubat ayında, kamuoyuna “yenidoğan skandalı” olarak yansıyan, aralarında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının olduğu bir çetenin el altından anlaşma yaptığı özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine hastaları yönlendirmesi sonucu haksız gelir elde etmesine neden olan davaya ilişkin TBMM komisyon raporu yayımlandı. Bu rapor ve TTB’nin rapora yönelik ayrıntılı itirazı sağlık sisteminin içine çekildiği yapıyı yorumlamamızı sağlıyor. Sağlıkta ticari çeteleşmenin sonucu çok sayıda bebeğin yoğun bakımda ölmesine neden olan sistemin sorgusu eksik kalmasına rağmen rapor önemli veriler sunuyor. Göz ardı edilmemesi gereken en önemli bilgi yenidoğan yoğun bakım yatağı sayısındaki dünya verileriyle olan kıyasımız. Raporda, “2022 yılında OECD ülkelerinde 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatağı 3.8 iken ülkemizde 16.1’dir. Bir başka deyişle ülkemizde OECD ortalamasının yaklaşık 4.2 katı kadar yenidoğan yoğun bakım yatağı bulunmaktadır” deniliyor. Bu noktada tersine birinciliğimiz söz konusu. Gereksiz yere yoğun bakıma yatışta bir dünya markasıyız! Dahası astronomik rakama ulaşan yoğun bakım sayısıyla dünyaya yeni gelmiş bebekler üzerinden önce aileleri sonra da SGK’yi dolandıran kepazeliğe yol açılmış bir sistemin üzerinde oturarak yeni skaldallara kapı aralıyoruz.

Rapordaki en önemli bölümlerden biri de Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından uygulanan ödeme tarifelerinin sağlık hizmetlerinin nitelikli, kesintisiz, güvenli sunumunu destekleyecek biçimde yeniden........

© Cumhuriyet