menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Acının sonunda aydınlık pencere...

26 27
03.01.2026

Yüzyıllardır özgürlüğün ne olduğunu anlatmaya çalıştı aydınlar.

Kimi ölüm tehditleri karşısında ülkesini terk etme yolunu tuttu kimi öldürüldü. Kimi de cezaevini mesken tuttu. 1940 kuşağı şairlerinden Arif Damar’ın başına gelenler ise bambaşkaydı. 51 tevkifatında alındı içeri. İfade al, ifade ver, iki yıl sürdü bu acayip süreç. Arif Damar’ın ağzından tek bir söz çıkmadı. Hatta “Beni neden içeride tutuyorsunuz” diye sormadı! Arkadaşları şaşırdılar bu işe. “Tahliyeni istesene” dediler inatla! O ise susmaya devam etti. Yıllar sonra arkadaşları, “Arif neden tahliyeni istemedin” diye sorunca şöyle yanıt verdi gülen gözleriyle: “Ne yapacaktım dışarıda? Çıksam faşizm kol geziyordu. Bir bahane bulup beni yine içeri sokacaklardı. Ayrıca eşim dostum hep içerideydi. Ne iş vardı ne de güç. Ben de ustanın dediği gibi namluda yatan bir kurşun gibi durdum öylece.”

- Özgürlük şaşırtıcıdır.

***

Biz faniler, özgürlük düşüncesine özgür olamadan vardık. Ruhlarımız tutsak edilmekten bir hayli uzaktı. Çünkü her şeyden önce insanın en eski, en soylu niteliklerinden biri başkaldırmaktı. Nedeni ve hatta sonucu ne olursa olsun büyük bir değerdi başkaldırı. Camus, “Başkaldıran İnsan” yapıtında, özgürlük yoluna varmak isteyeni, “hayır demesini öğrenen biri” olarak........

© Cumhuriyet