We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Doğruyu bilmenin sorumluluğu...

41 9 0
10.06.2019

Türk Tabipleri Birliği Genel Kurulu’na sunuyorum.
Cephedeki doktorlar şaşırmışlardı.
Getirilen genç asker yaralı değildi. Ancak görmüyor, duymuyor, eli ayağı tutmuyordu. Hiçbir yerinde yara bere olmadığı için ne karar vereceklerini bilemiyordu doktorlar. Bir korkak mıydı bu genç asker, yoksa savaştan kaçmak için numara mı yapıyordu?
Birinci Dünya Savaşı kanlı bir cephe savaşıdır. Somme’de, Ypres’de binlerce ölü, daha fazla yaralısıyla yaşanan savaşlar “bomba şoku” denen bir sonuca yol açıyordu. Genç asker donup kalıyor, her şeyin dışında gibi davranıyordu.
2. Dünya Savaşı da bu durumu pekiştirdi ve cephe hekimleri bunun numara olmadığını, korkaklık olmadığını, kişiyi bu duruma getiren ruhsal bir bozukluk olduğunu anladılar.
Travma sonrası stres bozukluğunun öyküsü budur.
Sonraları, bu sendromun savaşa özgü olmadığını, başa çıkılamayan, karşı konamayan stresin yol açtığı bir tepki sistemi olduğu kabul edildi.
Doğruyu bilmenin sorumluluğu vardır.
Çoğu kez, doğruyu bilenlerle yanlışı kabul etmiş olanlar arasında........

© Cumhuriyet