Engellenen on parmak mucizesi |
Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.
Metin bittikten sonra, düzeltmeler, ekleme ve çıkartmalar yapardım.
İyice içime sindikten sonra, Bülent Ecevit’in portatif daktilosuyla aynı olan Erika marka F klavye daktilomla metni temize çekerdim.
Tekrar o metin üzerinde çalışır ve yeniden ekleme, çıkartma ve düzeltmeler yapardım.
Yeni eklemeler, çıkartmalar ve düzeltmeler, daktilolu metni de karmakarışık hale getirince, ikinci bir kez daha daktiloda temize çekme işlemi başlardı.
Ama ben bütün bunları, henüz bilgisayarlar icat edilmemiş olduğu halde, çok kolay ve hızlı yapardım.
Çünkü klavyeye hiç bakmadan sadece metne bakarak, o metni on parmakla daktiloda yazardım.
Şimdi de bu yazıyı, klavyeye hiç bakmadan on parmak, sadece ekrana bakarak yazıyorum.
Ama aynı olanak, Q klavye denen garip harf dizilimindeki klavyelerde yok:
Çünkü daktilo makinesi ilk icat edildiğinde, hatta çok sonraları da, harflere hızlı bir tempoyla basılınca, o harflerin kolları, birbiri üzerine gelerek........