Karadeniz bulanırken |
Son beş yıldır tekrarladığım bir husus var: Rusya’yla Ukrayna arasında gerilimin artması, Karadeniz’de gerilimin artması demektir ve Karadeniz’de gerilimin artması, Türk boğazları konusunda gerek Batı’nın gerekse Rusya’nın Türkiye üzerinde baskıyı artırması demek olacaktır.
Karadeniz’in tek çıkış noktası, Türk boğazları. O nedenle Kardeniz havzasını etkileyen bir savaş, büyük güçlerin dikkatini Türk boğazlarına çekecek ve kendisini güçlü hisseden taraf Türkiye’den, Boğazlar’da Türk egemenliğini perçinleyen Montrö Sözleşmesi’nin getirdiği statüyü yumuşatmasını isteyecektir. İkinci Dünya Savaşı’nda bir taraftan Nazi Almanya’sı, diğer taraftan da Sovyetler Birliği, Türkiye’ye bu konuda baskılar yapmış ve savaştan hemen sonra, kendisini Avrupa’nın hâkimi hisseden Sovyetler Birliği, Türkiye’nin boğazları tek başına koruyamadığını iddia ederek Boğazlar’da bir üs talep etmişti. Stalin yönetiminin Çarlık Rusyası dönemini andıran bu talebi, Türkiye’nin NATO’ya savrulmasındaki en temel etken olmuştu.
2000’lerde, eski Doğu Bloku ve eski Sovyet ülkelerinden bazılarının ABD eksenine yaklaşması, Türk boğazları üzerinde bu sefer ABD baskısının artmasına yol açmıştı. O dönemde........