menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçek çerçeve

29 0
14.08.2026

AKP Grup Başkan Vekili Abdülhamit Gül, tarihin en karanlık oylamalarından biri olan “Çerçeve Yasa”nın, acı bir tesadüf eseri mi yoksa bilerek mi seçildiği bilinmez, Sevr’in yıl dönümüne denk getirilmesine yönelik eleştirilere karşılık, 10 Ağustos’un aynı zamanda Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu söyledi. Oysa “Çerçeve Yasa” içeriği itibarıyla; idari, mali ve sonunda siyasi özerklik taleplerinin -eşyanın tabiatına uygun düşerek- ilerletildiği bir sürecin başlangıcı niteliğinde değerlendirilirse, Sevr’e mi Anafartalar’a mı daha çok yakıştığı net bir biçimde anlaşılır.

Savaş esnasında son derece değerli ve etkili olsa da Nusret mayın gemisinin kahramanlarının öngörülemez bir stratejiyle kıyıya paralel biçimde mayın döşeyerek Boğaz’ı korumayı başarması, “Çanakkale Zaferi” ya da “Çanakkale Destanı” dediğimizde kastedilen değildir. Deniz zaferleriyle elde edilen moralin önemi büyük olsa da destan gerçekte karada verilen mücadeleyle yazılmıştır. 

“Çanakkale Deniz Savaşları” dahi aslında deniz kuvvetleri ile kıyıdaki Osmanlı topçu ve tahkimat sisteminin karşı karşıya geldiği bir boğaz muharebesidir ve zafer, karadan açılan topçu ateşleri marifetiyle “batmaz” denen gemilerin batırılmasıyla elde edilmiştir. “Yenilmez Armada” olarak nitelenen birleşik donanma güçleri hiç ummadıkları büyük bir direnişle karşılaşmış; HMS Queen Elizabeth gibi dönemin en büyük yüzer şehir gemisi bile beklenmedik bu savunma karşısında yenilgiye engel olamamıştı. Böylece düşman birlikleri çıkarmayla hedeflediği ilerlemeyi........

© Cumhuriyet