Ortaylı ve Özel üzerine |
Her ölüm erken, her ölüm zamansız… Kaybettiğimiz ister 90 ister 40 yaşında olsun…İlber Ortaylı gibi bir değerin kaybı ise, neredeyse bütün ülkeyi aynı anda köksüz hissettirip bir toprak kayması yaratan cinsten. Bakın bugün Yapay Zeka, kendisine yönelttiğiniz sorulara çoğunlukla doğru ve içerikli yanıtlar veriyor olabilir. Bunlar sizi bazen şaşırtabilir, tatmin edebilir yahut keyif verebilir. Oysa İlber Ortaylı’nın, doğal akışta adeta biraz önce oynanmış bir futbol maçı hakkında tepkisel, hızlı yorumlar yapan tecrübeli ve donanımlı bir spor yazarı hızında, ülkemiz ve evrensel dünya tarihinin, felsefenin, arkeolojinin, dünya savaşlarının, etnik, ırk-mezhep-din temelli çatışmaların derin merkezlerinden bugünlere uzanan renk, tını ve anekdotlar çıkarabilmesi, üstün bir entelektüel performansın ötesinde, izleyenlerde olağanüstü bir samimi şaşkınlık ve hayranlık yarattı. Bunları hipnotize eden sihirli anlar olarak belleğimize kaydettik…
İlber Ortaylı‘yı, ister bir konferans salonunda ister beyaz ekranda her gördüğümüzde gerçekten buna benzer duygular yaşadık. İnsanlar, kim bilir, kaçınılmaz şekilde bir bilinçaltı muhasebesi yaparak “Bu beyefendi ömür üstünden, karşılaştırmalı ve istendiği zaman kutusundan çıkarıp kullanıma hazır hale getirecek şekilde milyonlarca donanımını edinebildiyse, demek ki bu mümkün!” diye düşünüyorlardır umarım. Onun kaybı milyonlarca insanda, aslında belki de birçoğu için bu “canlı Yapay Zeka”ya ne denli hayranlık duyduklarını büyük bir teessürle fark etmelerine neden oldu. Kendisiyle hiç tanışmamış olsalar dahi Ortaylı ‘nın, insanlığın bilgelik onurunu, antik Yunan dünyasının efsanesini anımsatan çağdaş bir Herodot, 5. yüzyılın kuzey Afrikası’ndan İbn Haldun ya da 20. yüzyıldan Fransız tarihçi Fernand Braudel gibi aydınlanma meselesini ülkemiz adına en yüksek evrensel standartlarda irdelemiş olması, halkımız için büyük bir gurur vesilesi olmuştur ve böyle kalmaya devam edecektir. Ortaylı’nın, başkasının sözleri veya makalelerinde son derece boğucu ve sıkıcı gelebilecek konuları kendine has ses tonu ve üslubuyla halka en anlaşılır ve eğitsel bir dilde sunabilmesi, tartışmasız en büyük meziyetlerinden biriydi. Ayrıca 78 yaşında, bize göre çok erken tamamladığı koşusu boyunca gençlere, halka, milyonlara merak etmeyi öğretmek; dil öğrenmeye, kitap okumaya yönlendirmek, ezcümle cehaletle ve cahil ukalalarla mücadele etmek, onun bitmez tükenmez uğraşları arasında yer aldı. Evet, her fani ölümü tadacaktır; ama bazı faniler de gerçekten ölümsüzdür. Gençler bunu da unutmasın!
Geçtiğimiz........