Can Yaman meselesini konuşalım mı
Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.
Nasıl çabuk kanıksıyor, nasıl hemen kabul ediyoruz. Yandaşı, muhalifi, iktidar seveni sevmeyeni... Hemen hizaya geliyor. Dalgada sürükleniyor. Öyle ya, memleketin herhangi bir konusunda uzlaşamayanlar, bu konuda aynı dili kullanıyor. “Ünlülere uyuşturucu operasyonu” başlığıyla manşetlere taşınan olaydan söz ediyorum. Çünkü mesele uyuşturucuyla mücadelenin sınırını aşıyor gibi.
Önce kısa not...
Uyuşturucu, büyük bir illet. İnsanı yok ediyor. Devlet, uyuşturucuyla mücadele etmeli. Elbette büyük balığı işin ticaretini yapanlar. Tabii ki kullanmak da suç. Ancak kullanıcı hem zincirin son halkası hem de aslında mağduru. Zira herhangi bir merkeze gidip “Bu bağımlılıktan kurtulmak istiyorum” dediğinizde, sizi tedavi etmeye çalışıyorlar. Hukukta böyle. Kullanmanın cezasının alt sınırı, TCK 191. maddeye göre 2 yıl. Genelde yatarı yok. Uyuşturucu satan, büyük bir cezayla ağır ceza mahkemesinde yargılanırken içici asliye cezada yargılanıyor. En önemlisi, 191. maddenin 2. fıkrası içeni cezalandırmayı değil, tedavi etmeyi öncelemiş. Uygulamada, içen kişinin ilk kez yakalanması şartıyla, “beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi” şeklinde uygulanıyor.
Hukukçu olmanıza gerek yok, okuyunca anlıyorsunuz. Ancak günlerdir gördüğümüz uygulama, kanunun ruhuna da işin maksadına da ters. Savcılık talimatıyla polis içenlerin peşinden koşuyor. Evlere gidip kişileri gözaltına alıyor. Eğlence mekânları basılıp götürülüyor. Adli Tıp’ta saç ve kan örneği alınıp bakalım içiyor musun içmiyor musun diye bekleniyor. Bu sırada, yandaş ya da karşıtı medyada, boy boy fotoğrafları basılıp manşetlerde hedef oluyorlar.
Gelelim Can Yaman meselesine...
Can Yaman 1989 doğumlu bir oyuncu. Alameti farikası yakışıklı olması. Çok hayranı var. Türk dizilerinde popüler olduktan sonra, 5 sene önce İtalya’ya yerleşti. Burada filmlerde, dizilerde oynamaya başladı. Halihazırda uluslararası platformlarda yayında olan iki dizide başrolde. Yılda bir........
