Gerçek şu ki bilmiyordum. Bir okurum sayesinde öğrendim. Şunu yazdı bana:

“Siz eskilere bakıyorsunuz da ya şimdiki genel müdür nerede çalışmış?”

17-25 Aralık operasyonları sürecinde Halkbank’a yönetici yapılan Bank Asya kökenlileri yazdım. Okur şimdiki Halkbank genel müdürüne de bakmamı öneriyordu. Osman Arslan’ı kastediyordu.

Bankanın resmi sitesinde “Bizi Tanıyın” diye bir kategori var. Oraya tıkladığımda üçüncü sırada Arslan’ı gördüm. Yanında “Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi” yazıyordu, hemen altında da biyografisi vardı. Ama yoktu. 138 kelimeye sığdırdığı hayat hikâyesinde “Bank Asya” yoktu.

Ama bir dakika!

O biyografide şöyle bir cümle var:

“1998-2004 yılları arasında çeşitli özel sektör bankalarında yöneticilik yaptı.”

Düşünüyor işte insan, Osman Arslan çalıştığı her yeri yazmış da o “çeşitli özel sektör bankalarını” neden saklamış?

Merak işte, iş başa düştü. İki ayrı yerde Halkbank’ın sitesinde yazmayanı buldum. Biri The Wall Street Journal’ın sitesinde bankayla ilgili sayfada, diğeri ise Arap Türk Bankası’nın yeni yönetimine dair bir duyurusunda...

İki ayrı yerde de Arslan’ın şu an genel müdürü olduğu Halkbank’ın sitesine koymaya çekindiği “özel sektör bankası” açık şekilde yazıyor. Bingo: Bank Asya!

Aynen alıntılıyorum: “(Osman Arslan) 2000-2003 yılları arasında Asya Katılım Bankası AŞ’de müfettiş ve müdür yardımcısı olarak görev yaptı.”

Osman Arslan’ın gizlediği yaşamı tam da buydu: Üç koca yıl örgüte finans sağlayan kurumda yönetici olarak çalışacaksınız ve şimdi de Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından birinin en üst düzey ismi olacaksınız!

Ne güzel demiş filozof: “Geçmişi anımsamayanlar onu tekrarlamaya mahkûmdur.”

Çarşamba yayımlanan Resmi Gazete’ye baktınız mı?

FETÖ sanığı eski Yargıtay üyesi Mustafa Kılıç’ın yaptığı başvuruya dair Anayasa Mahkemesi’nin kararı vardı. 47 sayfalık kararın ayrıntılarına girmeyeceğim.

Sadece Başkan Zühtü Arslan’ın “farklı gerekçe” başlığı altında yazdıklarına dikkat çekmek istiyorum:

“(...) Bu kapsamda sıklıkla kullanılan ‘devlette sadakat’ kavramı da hâkimler söz konusu olduğunda, devletin temeli olan adalete, onun tecelli aracı olan hukuka ve toplum sözleşmesi işlevi gören anayasaya sadakat olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada belirtmek gerekir ki hâkimlerin emir ve telkinlere açık olması bir devletin başına gelebilecek en büyük felakettir. Zira hâkimlerin memurlaşması ve sadakatlerinin hukuk dışına yönelmesi adaletin, hukuk devletinin hatta son tahlilde bizatihi devletin sonu olur.

(...) AİHM, hâkimlerin hükümet politikalarını uygulamakla yükümlü olan kamu görevlilerinden farklı olarak aynı zamanda idarenin hukuka aykırı işlemlerini ve kamu gücünü kötüye kullanmasını kontrol etme görevini ifa ettiklerini, bu sebeple yargı mensupları bakımından sadakatin ‘devlet gücünü elinde bulunduranlara değil, hukuk üstünlüğü ve demokrasiye’ yönelmesi gerektiğini vurgulamıştır. (...)”

AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın AKP’yi ve iktidara bağlı yargı mensuplarını nasıl eleştirdiğini görüyor musunuz? Hey gidi!

- Eski solcu bir türkücünün İstanbul’daki değerli bir binanın önündeki yasal engelleri aşmak için aracı olarak rüşvet aldığı iddiası doğru mu?

- Kurucusu Faruk Fatih Özer’in Arnavutluk’ta yakalandığı Thodex’in dava ek klasörlerinde MHP’li Saffet Sancaklı’yı da ilgilendiren bir belgenin kayıplara karıştığı iddiası doğru mu?

Not: Önceki Arka Bahçe’de Halkbank yönetimine getirilen dokuz isim arasında saydığım Mehmet Sebahattin Bulut, avukatı aracılığıyla Bank Asya kökenli olmadığını söyledi. Bulut Halkbank’tan da kendi isteğiyle ayrıldığını belirtti. 9 Temmuz 2014 tarihli Hürriyet gazetesinin halen yayında olan özel haberinde Mehmet Sebahattin Bulut’un “Bank Asya’da görev yaptığının” yazdığını ve Halkbank’ın 31 Mayıs 2019’da KAP’a gönderdiği açıklamada “Genel Müdür Yardımcısı Bulut’un görevden alındığının” duyurulduğunu hatırlatırım.

QOSHE - Genel müdürün sakladığı üç yıl - Barış Pehlivan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Genel müdürün sakladığı üç yıl

255 4 103
09.09.2022

Gerçek şu ki bilmiyordum. Bir okurum sayesinde öğrendim. Şunu yazdı bana:

“Siz eskilere bakıyorsunuz da ya şimdiki genel müdür nerede çalışmış?”

17-25 Aralık operasyonları sürecinde Halkbank’a yönetici yapılan Bank Asya kökenlileri yazdım. Okur şimdiki Halkbank genel müdürüne de bakmamı öneriyordu. Osman Arslan’ı kastediyordu.

Bankanın resmi sitesinde “Bizi Tanıyın” diye bir kategori var. Oraya tıkladığımda üçüncü sırada Arslan’ı gördüm. Yanında “Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi” yazıyordu, hemen altında da biyografisi vardı. Ama yoktu. 138 kelimeye sığdırdığı hayat hikâyesinde “Bank Asya” yoktu.

Ama bir dakika!

O biyografide şöyle bir cümle var:

“1998-2004 yılları arasında çeşitli özel sektör bankalarında yöneticilik yaptı.”

Düşünüyor işte insan, Osman Arslan çalıştığı her yeri yazmış da o “çeşitli özel sektör bankalarını” neden saklamış?

Merak işte, iş başa düştü. İki ayrı yerde Halkbank’ın sitesinde yazmayanı buldum. Biri The Wall Street Journal’ın sitesinde bankayla ilgili sayfada, diğeri ise Arap Türk Bankası’nın yeni yönetimine dair bir duyurusunda...

İki ayrı yerde de Arslan’ın şu an genel müdürü olduğu Halkbank’ın sitesine koymaya çekindiği “özel sektör bankası” açık şekilde yazıyor. Bingo: Bank Asya!

Aynen........

© Cumhuriyet


Get it on Google Play