Artık her şey insana bağlı
Yıl 1973’tü. Şili’de sosyalist Salvador Allende hükümetine karşı gerçekleşen faşist darbeyi, Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel başkanı sevgili Behice Boran ile birlikte, bir başka faşist darbe sonucunda tıkıldığımız Adapazarı Cezaevi’nde, radyo haberlerinden izlemiştik. 1970’te cumhurbaşkanlığına seçilen Allende, Latin Amerika’da seçimle işbaşına gelen ilk Marksist devlet başkanıydı. Büyük sanayi kuruluşlarını kamulaştırma, işçi sınıfının yaşam koşullarını düzeltme gibi politikalar izlemiş, sonuçta Şili ordusunun CIA tarafından tezgâhlanan darbesiyle devrilmiş, askerler La Moneda Sarayı’nı kuşattığında istifa etmeyeceğini bildirmiş ve sonra ofisinde intihar ettiği açıklanmıştı. Hiç inandırıcı olmayan bu açıklamanın ardından Şili’nin başına geçen General Pinochet solculara, sosyalistlere yönelik büyük bir katliam başlatacak; Şili yıllarca kendine gelemeyecek, Avrupa başkentleri Şilili siyasi mültecilerle dolup taşacaktı.
Aradan tam 53 yıl geçti; 3 Ocak 2026’da, Amerikan özel kuvvetleri Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu, eşi Cilia Flores ile birlikte kaçırıp ABD’ye götürdü. Tam bir “haydut devlet” eylemiydi bu ve yarım asır önceki Şili darbesiyle birlikte düşünüldüğünde, emperyalizmin pervasızlıkta çok yol aldığı, yalan imparatorluğuna dönüşen sistemin yakında........
