Orhan Velinin evi |
13 Nisan 1914’te sabah saat 7’de Beykoz’da ailesinin oturduğu ahşap bir köşkte dünyaya gelen Orhan Veli Kanık, Ankara’da belediyenin kazıp, açık bıraktığı çukura bir akşam vakti düşüp birkaç gün sonra 14 Kasım 1950’de İstanbul’da Cerrahpaşa hastanesinde beyin kanaması tanısıyla yaşama veda ettiğinde sadece 36 yaşındaydı.
Bütün Şiirleri adı altında toplanan, sayısız baskı sayısına ulaşan ve Türkçe var oldukça sayısız yeni basım yapılacak olan kitabında, bir bölümü takma bir adla 1936- 1938 yıllarında Varlık dergisinde yayımlanan ilk gençlik şiirleriyle özgür koşuk ürünü yine ilk gençlik ürünü şiirleri; Garip (1945) adlı ortak kitapta, Vazgeçemediğim (1945), Yenisi (1947), Karşı (1949) adlı kitaplarda topladığı şiirlerle Destan Gibi (1945) adını verdiği uzun şiir ve genellikle 1949-1950 yılları ürünü, kitaplaşamamış son şiirleri yer almaktadır.
Ölçülü uyaklı ilk şiirleri üzerinde kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Bilmiyorum, belki de yapılmıştır. Sadece bu şiirleri bile, kullanılan hece ölçülerinin çeşitliliği, durak yerlerinin özgünlüğü, “karanlıkta ağzının yerini/ arıyor deli gibi hafızam” türünden, okuduğum liseli yıllarımdan bugünlere aklımdan çıkmayan dizeleriyle, hece şiirimiz içinde onların genç şairine sağlam bir yer kazandırır.
Orhan Veli şiiriyle olduğu kadar yaşamıyla ve kaderiyle şiirde ilk büyük aşkım, ilk göz ağrımdır.
Onun, Garip hareketini birlikte yarattıkları........