Onuncu kurban |
Kahramanmaraş’taki okul faciasında kurban sayısı şimdilik dokuz. Dilerim artmaz.
Faciaya neden olan 14 yaşındaki çocuğu onuncu kurban sayıyorum.
Özel isimleri özellikle kullanmayacağım. Çünkü söz konusu facia özel isimlerin üstünde ve ötesinde anlam taşıyor.
Sözcükleri seçerken de özel dikkat göstermek gerektiğini biliyorum.
Çünkü evlatlarını yitiren ailelerin acıları taptaze ve hep öyle kalacaktır.
Yaşamını yitiren öğretmenin yakınlarının acıları da öyle.
Fakat biz istesek de istemesek de bu olağandışı, çok acı, allak bullak edici facia her yönüyle hep konuşulacak, üzerinde düşünülecektir.
Bu akıl almaz cinayetleri işleyen çocuk ne yazık ki amacına ulaşmış oldu.
11 Nisan’da bilgisayardaki notlarında, yana yakıla, “fark edilmek” istediğini dile getiriyor.
İşte fark edildi. Hem de fazlasıyla.
Ama böyle mi olmalıydı?
Hep birlikte yanıt aramamız gereken soru budur.
Facianın baş sorumlusu bence, eğitimi “dindar ve kindar nesil yetiştirmek” olarak anlayanlarla bu hedefin bakan vs. uygulayıcılarıdır.
Bu insanlar başlarını deve kuşu gibi kuma sokacaklarına, uygar dediğimiz ve gerçekten de her bakımdan bizden çok ileri ülkelerin eğitim programlarına, ders çizelgelerine baksınlar.
Bu deve kuşları söz konusu program ve ders çizelgelerinin hiçbirinde (din görevlileri yetiştiren okullar dışında) din kitaplarının, peygamber yaşamlarının ders olarak okutulmadığını, okutulamayacağını görürler.
Buna karşılık bu program ve........