menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İyiye inanmak

61 0
03.06.2026

Bazen bir dizenin armağan gibi kendiliğinden geldiğini, ardından er ya da geç şiirin sökün ettiğini şairler bilir.

Tıpkı öyle, bir yazıyı da bazen zihinde beliriveren bir kavram başlatır.

İyiye inanmak gibi...

İyiliğe inanmak, ya iyimserlik gibi bir şey değil bu.

Hepsini içeren, daha derinlikli, daha kapsayıcı bir kavram.

Sanki iyilikle, iyiyle ilgili her şeyin atası gibi...

Köken bilimsel (etimolojik) bir irdeleme yapmak ya da başka dillerde örnekler aramak bu yazının konusu değil. (Okurlarımın bu kavramlar ve ilişkileri konusunda katkılarını almaya ve yayımlamaya hazırım.)

Genelde iyimser olmama karşın, herkes gibi, hepimiz gibi, karamsar, kötümser zamanlarım vardır.

Şu ya da bu nedenle çok fazla iyilikçi olmadığım zamanlar da ne yazık ki oluyor.

Fakat iyiye inancımı hiçbir zaman yitirmedim.

Varoluşun iyiyle özdeşliğini hep düşündüm.

Bu acaba safça, körü körüne, hatta mistik bir inanç mıdır?

Yaşam, tarih, doğa, zaman zaman geriye çekilse, gerilese bile, hep iyiye, daha iyiye doğru ilerler.

Çünkü varoluşun, yaşamın özü “iyi” dir.

İyinin kötü karşısındaki gücü, onun haklılığındadır.

İyi........

© Cumhuriyet