Saldırının düşündürdükleri! |
Soru işaretleriyle dolu bir terör eylemi yaşandı İstanbul’da. Hedef İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu iş merkeziydi. Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip üç terörist, diplomatların 2.5 yıl önce terk ettiği binaya uzun namlulu silahlarla girmeye çalıştı. Polis, canı pahasına zamanında karşılık vermese bugün belki de onlarca masum insanın yasını tutacaktık. Çünkü orası bilinen bir bankanın da göbeği!
Saldırının ayrıntısına gelirsek birçok karanlık nokta var! Teröristler için ilk açıklama, “dini istismar eden bir grup” olarak yapıldı, sonradan IŞİD bağlantısı ortaya çıktı. Bir saldırganın uyuşturucu kaydının olması dini istismar eden kişilerle suçluları aynı potada buluşturdu. Buradaki en önemli soru işareti, ikisi kardeş üç teröristin kısa bir süre önce Yalova’da üç polisi şehit eden grupla bağlantısının olup olmadığı! Saldırıda kullanılan yarı otomatik silahların, IŞİD’in tedarikçiliğini yapan Sakarya bölgesindeki kaçak silah atölyelerinde üretilip üretilmediği konusu da karanlık. Teröristlerin kullandığı aracın İzmit’ten kiralanmış olması, Sakarya bağlantısıyla beraber Türkiye’deki Afgan kökenli IŞİD oluşumunu işaret ediyor.
Bu saldırı öncelikle toplumda kaygı yaratmaya yönelik dijital bir eylem ve daha kapsamlı bir eylemin de işaretçisi. Çünkü birileri özellikle de Ortadoğu’daki Mossad bağlantılı güçler (!) Türkiye’yi hedef almış olabilir. O yüzden, Netanyahu’ya kızıp eline silah alan birilerinin eylemi diye değerlendirilmemeli bu iş. Polis ve MİT, her ayrıntıyı........