Günü gününe, elifi elifine KK |
Gazetecilik fıtrat işi, hele de muhabirlik. Mayıs gelince insanlara bir şeyler olur. Bana da olur istemeden, “Mayıs Ayı Şarkısı”nı mırıldanırım sabahtan akşama. Elbette yazı günüme de denk gelir bu araz.
“Pişmaniyesiz bir mayıs” (10.05.2026) başlıklı yazımı yazarken yine öyle oldu. Yazıya “Eşek, kral ve ben...” diye başladım.
Ve düzeltme servisimizin çaldırdığı cep telefonumun eşliğinde haziran gelmeden bitirdim.
“Eşek, kral ve ben”in serüveni bitmek bilmiyor.
Üstelik bu mayıs en uzatmalı mayıs.
Tam beş tane pazar günü var.
Bunlara ek Tayyip Bey’imizin ikramı “dokuz günlük Kurban tatili” var.
Bu mayıs da dilimdeki “şarkısı” ile birlikte bitecek. Kafiyeli diye hüzün hep güzün olacak değil ya.
Sesi kısılmış TV ekranı karşısında evvel zaman mayıs yazılarımı karıştırıyorum.
Gözüm alt yazılara takılıyor:
“Butlan kararı çıktı.”
Ne yazık ki pazar değil. “Kına fiyatları patlayabilir” diye bir yazı yazamam.
Bilgisayar kucağımda, Cumhuriyet.com. tr sayfası açık. Mayıs yazılarını kaydırmaya devam.
22 Mayıs 2016 tarihli yazı açık.
Yani günü gününe tam on yıl önce.
Bu yazıya nispet edercesine yazının başlığı: “Lafın tamamı aptala söylenir”
Tayyip Erdoğan’a kızıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu döven dövene! Bu, büyük........