Adaletin ve bilimin aynası: Bir saç telindeki gerçek
Türkiye son haftalarda, spor ve iş dünyasında tanınan bir kişinin madde kullanımı savıyla çalkalanıyor.
Bir yanda devletin en üst resmi bilirkişi organı Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) pozitif raporu, öte yanda özel bir laboratuvarın negatif sonucu. Kamuoyu şaşkın: Bilim kişiye göre değişir mi? Adalet, mikroskop altındaki bir kristale mi bağlı? Bu sorunu salt bir magazin figürünün davası olarak görmek, buzdağının altındaki devasa halk sağlığı ve hukuk bunalımını ıskalamak demektir. Bu karmaşayı bir uzman hekim neşteri, bir sağlık hukukçusu terazisi ve bir kamu yöneticisi yönetsel bakışıyla ayrıntılarına ayıralım.
Bir halk sağlığı savunucusu olarak şunu belirtmeliyim: Madde kullanımıyla savaşım, salt güvenlik sorunu değil, toplum sağlığı sorunudur. Ancak tanı, bilimsel kanıta dayanmalıdır. Kokain, bedene girdiği andan başlayarak karaciğerde işlenir ve ana yıkım ürünü benzoylekgonin ortaya çıkar. Kan ve idrar, bu maddeyi salt birkaç gün konuk eder. Oysa saç telleri ve tırnaklar, bir kara kutu gibi geçmişi kaydeder. ATK raporunda saçın pozitif, kanın negatif çıkması tıbbi bir çelişki değil, kullanımın eski olduğunun işaretidir.
Ancak burada kritik bir ayrıntı devreye girer: Saç, dışsal kirlenmeye açıktır. Çevrede yakılan bir madde veya temas, saçın dış yüzeyine bulaşan moleküller analizde yanıltıcı sonuçlar verebilir. Bu noktada........
