Roma Eski Başsavcısı Antonio Marini Anısına
Savcı Antonio Marini ile yıllarca ailece görüştük. Eşi Elizabetta ve oğlu Edoardo, rahmetli Güneri Cıvaoğlu’nun davetiyle İstanbul’a gelmişlerdi. Ülkesinde sıkı koruma altında bulunan Başsavcı Antonio Marini, İstanbul’da da güvenlik açısından istihbarat birimlerince takip edilmişti.
Papa’ya suikast girişimi davası, faşist lider Benito Mussolini’nin sporcuların yetiştirilmesi amacıyla inşa ettirdiği Foro Italico kompleksindeki jimnastik merkezinde görülüyordu.
Salonda, sanıkların tutulduğu üç ayrı demir parmaklıklı kafes vardı. Sanıklar burada tutuluyor, duruşmaya ara verildiğinde aşağıdaki nezarethaneye götürülüyordu.
Mahkeme başkanı, rahmetli hakim Severino Santiapichi’ydi. Babacan bir adamdı ve benim gibi bamya tutkunuydu. Kendisine İstanbul’dan bir dost aracılığıyla iki kilo bamya getirttim. Çok mutlu oldu.
Bu tür ilişkiler mesleğimiz açısından önemlidir. Bir gün, duruşmaya verilen ara sırasında kendisine Türkiye’den bir isteği olup olmadığını sordum.
“Ahh, ahh… Bir de blue fish (lüfer) olsaydı!” dedi.
Ertesi gün, dostlarımız sayesinde uçakla beş adet lüfer balığı Roma’ya getirildi.
Salonda ayrıca yedi kişilik bir mahkeme heyeti vardı. Hemen hemen hepsiyle biz Türk gazeteciler dost olmuştuk. Rahmetli Örsan Öymen, günlük yazılarını telefonla gönderirken yalnızca mahkeme ile ilgili haberleri takip ediyordu.
Bense daha farklı bir alanda çalışıyordum. Örneğin, savcı Antonio Marini’nin özel hayatını irdeliyordum. Bu durum hoşuna da gidiyordu. Eşi Elizabetta ile nasıl tanıştığını, ona nasıl evlenme teklif ettiğini anlattı. Moro davasında Kızıl Tugaylar’ın kendisini tehdit ederken ailesini de hedef aldığını ve ailesiyle birlikte 24 saat koruma altında yaşadıklarını söyledi.
Dava devam ederken, bir tanığı dinlemek üzere savcı Antonio Marini ve beraberindeki 30 İtalyan gazeteciyle Malatya’ya gittik.1980’li yıllarda uçakların kokpitleri genellikle açık olurdu. Pilotlar savcı Marini’yi kokpite davet ettiler.
Al sana........
